
Esas No: 2020/3250
Karar No: 2022/2881
Karar Tarihi: 13.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3250 Esas 2022/2881 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2020/3250 E. , 2022/2881 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, katılan ... vekili ve katılan ... tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, olay günü, 20.15 sıralarında, alacakaranlıkta, aydınlatmanın bulunmadığı meskun mahalde, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile iki yönlü caddede seyir halindeyken sola virajlı çıkış eğimli olay mahalline geldiğinde, aracının ön kısımları ile karşı istikametten gelen sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobilin sol ön kısımları ile çarpışmaları sonucu ...’ın öldüğü, sanığın otomobiline ait sola yönelen sağ tekere ait 1 metre, sol tekere ait 8 metre fren izinin tespit edildiği, kaza tespit tutanağına ekli krokide olay mahalli iki yönlü yolda devamlı düz çizginin bulunduğu, yol platform genişliğinin 12 metre olduğu, ölen sürücünün gidiş istikametine göre düz çizginin sol tarafındaki yol kısmının 3.2 metre genişliğinde sağ tarafındaki yol kısmının 8.5 metre genişliğinde olduğu, ölen sürücünün gidiş istikametine göre yolun sağ tarafında 1 metre genişliğinde toprak alanın bulunduğu, çarpma noktasının ölenin gidiş istikametine göre yolun sağ kenarına 5 metre mesafede ve 8.5 metre genişliğindeki yol kısmı içerisinde olduğu, tutanakta sanığın aksine bir işaret bulunmadıkça araçlarını gidiş yönüne göre yolun sağından sürmemek maddesini ihlal ederek asli kusurlu olduğu, mahkemece 09.10.2015 tarihinde yapılan keşifte yol çizgisinin silinmiş ve çok belirgin olmadığının gözlemlendiği, mahallinde keşif icra edilerek alınan trafik bilirkişi raporunda, sanığın şeride tecavüz nedeniyle %100 kusurlu olduğu, 29/02/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise hangi sürücünün şerit ihlalinde bulunduğu hususunda kesin kanaate varılamadığı belirtilerek alternatifli olarak rapor düzenlendiği, sanığın şerit ihlalinde bulunduğunun kabulü halinde sanığın asli kusurlu, ölen sürücünün şerit ihlalinde bulunduğunun kabulü halinde sanığın tali kusurlu olduğunun belirtildiği olayda, mahkemece kaza sonrası çekilen fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, mahallinde yapılan keşif ve sonrasında tanzim edilen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak yapılan değerlendirmede sanığın yönetimindeki otomobilin şerit ihlalinde bulunduğu ve asli kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyet kararı verildiği görülmekle;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin ceza miktarına, katılan ve sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.03.2020 tarihli ve 2018/12 - 399 Esas - 2020/154 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saiki" ve (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi;
2- 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık, katılan ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan “kasta dayalı kusurunun ağırlığı” ve “amaç ve saiki” ibaresinin ve hükmün hak yoksunluğuna ilişkin (4) nolu bendinin çıkarılarak diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.