
Esas No: 2021/1660
Karar No: 2022/2886
Karar Tarihi: 13.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1660 Esas 2022/2886 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, gece saatlerinde sevk ettiği araçla kırmızı ışıkta geçerek yaya çarpıp yaralanmasına sebep olduğu için taksirle yaralama suçundan mahkum edilmiştir. Ancak, cezanın ertelenmesine ve infaz aşamasında belirtilen cezanın gözetilmesine ilişkin konuların kararda tartışılmaması ve hapis cezasının belirli bir süre olarak belirtilmemesi nedeniyle sanığın temyiz itirazları kabul edilmiştir. Mahkeme kararında TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62 ve CMUK'un 326/son, 53/6 maddelerine yer verilmiştir.
TCK'nın
- 89/1 maddesi: Kusurlu bir davranış neticesinde başkasının vücuduna acı veren kişi, 1 yıla kadar hapis cezası alabilir.
- 22/3 maddesi: Suç işleyen kişi, suçun işlenmesinde gösteriş, dalga geçme, başkalarını eğlendirme, tamamen işin üstesinden geleceğine ilişkin kendi kendine güven ya da benzeri nedenlerle hareket etmişse ceza arttırılabilir.
- 89/2-b maddesi: Kusuru gereği hayati tehlike yaratma suçunun hükmü, en az 2 yıl hapis veya adli para cezasıdır.
- 62. madde: Taksirle yaralama suçunun hükmü, en fazla 3 yıl hapis veya adli para cezasıdır.
CMUK'un
- 326/son maddesi: Ceza infaz
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b, 62, CMUK'un 326/son, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, temyizen incelenen kararda mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilip karar verildiği gözetildiğinde mahkemenin uygulama yapılmayacağına ilişkin takdirinin olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre, olay günü, saat 19.18 sıralarında gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu meskun mahalde, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş caddede seyir halindeyken geldiği ışık kontrollü dört yönlü kavşakta kırmızı ışıkta geçerek devam ettiği sırada seyrine göre yolun sağından karşıdan karşıya geçen yaya ...’e aracının sağ ön kısmıyla çarpması sonucu katılan yaya ...’in kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına asli kusurlu olarak neden olduğu olayda,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın kırmızı ışıkta geçmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- CMK'nın "Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar" başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde "Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların" gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş olmasına rağmen, lehe hüküm talebi bulunan sanık hakkında, TCK'nın 51. maddesindeki erteleme hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmaması hususunun kararda tartışılmaması,
2- Mersin (Kapatılan) 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2015 tarihli 2015/59 Esas, 2015/341 Karar sayılı, sanığın TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62/1. maddeleri gereğince neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve belirtilen cezanın sanık bakımından kazanılmış hak oluşturduğu hususunun CMUK'un 326/son maddesi gereğince infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.