
Esas No: 2021/729
Karar No: 2022/3058
Karar Tarihi: 19.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/729 Esas 2022/3058 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, bir uyuşturucu suçundan dolayı tutuklu kalan ve daha sonra beraat eden davacının tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine hükmetmiştir. Ancak, davalı vekilinin temyiz istemi reddedilirken, davacı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmiştir. Maddi tazminatın davacının tutuklu kaldığı sürelerin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, eksik olarak tayin edildiği ve manevi tazminatın da hak ve nesafet ilkelerine uygun bir miktar olarak tayin edilmediği belirtilmiş ve hüküm bu nedenle bozulmuştur. Kanun maddeleri 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi, 21.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddeleri, 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 142. ve 144/1-a maddeleridir.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle; 940,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 2.190 TL olduğu ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 17.06.2008 - 19.08.2008 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kalan davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 1.940,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/197 Esas - 2015/295 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 17.06.2008 - 19.08.2008 tarihleri arasında 63 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 940,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmekle;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK'nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin adli sicil kaydında yer alan ve dava tarihinden sonra kesinleşmiş mahkumiyetlerinden doğan hükümlülüklerinden mahsup edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulmaması,
Kabule göre de;
a-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "1020,20" TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde "940,00" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine eksik maddi tazminata hükmolunması,
b-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.