
Esas No: 2020/12091
Karar No: 2022/3023
Karar Tarihi: 19.04.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12091 Esas 2022/3023 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacının nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tutuklu kaldığı, yargılama sonunda beraatine karar verildiği ve bu süreçte yasal şartların oluştuğu belirtilen kararda, davacının 2.163,34 TL maddi, 3.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak ödenmesine karar verildiği ancak tazminat tutarlarının yanlış hesaplandığı ve manevi tazminatın hak ve nesafet ilkelerine uygun belirlenmediği ifade edildi. Ayrıca konuyla ilgili mükerrer dava olup olmadığının tespiti ve dava konusunun gerekçeli kararda doğru şekilde yazılması gerektiği vurgulandı. Bu nedenlerle, kararın kanuna aykırı olduğu ve davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazlarının yerinde olduğu sonucuna varıldı ve kararın 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmasına karar verildi. Kanun maddeleri açıklanmadı.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.163,34 TL maddi, 3.500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/214 Esas- 2015/429 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 09.03.2015-12.05.2015 tarihleri arasında 64 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, kararın 28.12.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 3.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 2.163,34 TL maddi, 3.500 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin fazla miktarda manevi tazminata hükmedildiğine ve faizin başlangıç tarihine, davacı vekilinin ise; sair nedenlere yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Gerekçeli kararda dava konusunun ‘’Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat’’ olarak yazılması gerekirken; ‘’Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat’’ şeklinde yazılması
Kabule göre de;
a-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’5.540,23’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna itibarla bu miktarın üstünde kalacak şekilde “5.609,55’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
b-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
c-Davanın kısmen kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, 2.600 TL vekalet ücretine hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.