Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/10530
Karar No: 2020/7851
Karar Tarihi: 14.12.2020

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/10530 Esas 2020/7851 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalıya kiraya verilen bir dükkan için açılan itirazın iptali davası sonucunda verilen hüküm temyiz edilmiş ancak bozulmuştur. Davacı kira bedeli tahsili ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Davalı ise kira ilişkisinin varolmadığını, zamanaşımına uğradığını ve taşınmazda kiracısı olmadığını iddia etmiştir. Mahkeme, davalının yemin teklifini kabul etmeyerek davanın reddine karar vermiştir. Ancak Yargıtay bozma kararı vermiştir. Bozma kararına göre taraflar arasında kira ilişkisi varolmuş ve uyuşmazlık kira bedeli konusunda olmuştur. Mahkeme, isticvap edilmediği için ve usuli kazanılmış hak ihlali yapıldığı için davanın tümden reddine karar verilemeyeceği yönünde bozma kararı vermiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 169. maddesi isticvap müessesesi düzenlemektedir. Bozma kararının kapsamı dışında kalan kesinleşmiş kısımlar usuli kazanılmış hak oluşturur. Kanun maddesi açıklayıcıdır ve davada kullanılmıştır.
3. Hukuk Dairesi         2020/10530 E.  ,  2020/7851 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, ...,... adresindeki dükkanın 1984 yılında babası tarafından davalıya kiraya verildiğini, babasının 17/05/2000 tarihinde vefat ettiğini, bu tarihten sonra davalının kira bedeli ödemediğini, ödenmeyen 36.000 TL kira alacağının tahsili için Kartal 5. İcra Müdürlüğünün 2011/3300 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlattığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve talep edilen alacağın % 40"ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Davalı; taşınmazı 1984 ile 1999 yılları arasında davacının babasıyla yapılan sözlü kira sözleşmesine dayalı olarak kullanıdığını, 1999 yılında muris ölmeden hemen önce karşılıklı güvene dayalı olarak kiralananı satın aldığını ancak şekle uygun akit yapmadıklarını, kira alacağının zamanaşımına uğradığını, 1999 yılı sonrasında ise taşınmazda kiracı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece; yemin teklifi kabul edilmediğinden davalının 30.000 TL kira bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar; davalının temyizi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli 2014/10574 E 2015/7895 K sayılı ilamı ile davalının tüm beyanlarına göre taraflar arasında kiracılık ilişkisinin varolduğunun anlaşılmasına göre uyuşmazlığın 05.12.2005 ile 05.12.2010 tarihleri arasındaki kira bedellerinin miktarı konusunda olduğu, davacı vekilinin bu konudaki yemin teklifini 6100 Sayılı HMK"nın 232. maddesine uygun olarak tarafa yönelttiği, vekile yemin teklifinin sözkonusu olmadığı, davalı asile hangi konuda yemin teklif edildiği bildirilmeden yemin teklif olunan celsede davalı vekilin yemini reddetmesinin usule aykırı olduğu, bu durumda bedel konusunda davalı asile yemin teklifi iletilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, davalının sair temyiz itirazları reddedilmiştir.
    Mahkemece; bozma ilamına uyularak davalı asile yemin teklifi iletilmiş, davalı asilin hazır bulunduğu 02/02/2017 tarihli duruşmada, "2009 yılı aylık kira bedelinin 700 TL olmadığı" konusunda yemin etmesi üzerine; davalı tarafça kira ilişkisi bulunduğunun kabul edilmediği, iddia olunan yıllık kira bedelinin dava tarihinde senetle ispat sınırının üzerinde olduğu, delil başlangıcı da bulunmadığından tanık beyanına dayanılarak ispat edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının kira ilişkisini ve kira bedelini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
    6100 sayılı Hukuk Muhakmeleri Kanunu’nun 169. maddesinde isticvap müessesi düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “Mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve onunla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur.”
    Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
    Mahkemece uyulmasına karar verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli 2014/10574 E 2015/7895 K sayılı bozma ilamında açıkça taraflar arasında kira ilişkisinin varolduğu belirtilmiş ve uyuşmazlığın kira bedeli konusunda olduğu açıklanmıştır. 1999 yılına kadar taşınmazı kiracı olarak kullandığını davalı da kabul etmekle bu durumda en azından son ödenen kira bedeli üzerinden ödenmeyen kira bedeli tutarı belirlenerek, belirlenen tutar üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece; HMK’nın 169. maddesi uyarınca davalı asil isticvap edilerek, davalıdan son ödediği kira bedelinin sorulması, davalının kabulünde olan son kira bedeli üzerinden talep konusu döneme ilişkin hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının 2009 yılında kira bedelinin 700 TL olmadığı yönündeki yeminine dayalı olarak ve davacı lehine bozma ilamı ile taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu yönünde oluşan usuli kazanılmış hak da ihlal edilerek kira ilişkisinin ve kira bedelinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların taraflara iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi