12. Ceza Dairesi 2021/2859 E. , 2021/6066 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hükümler : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a, 52, 50/6, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyetlerine
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gündüz vakti iki yönlü sokağı takiben geldiği kontrolsüz dört yönlü kavşakta geçiş önceliğine uymayarak seyrine devam ettiği sırada seyrine göre sağından mevcut hızıyla kavşağa giriş yapan sanık ...’ın sevk ve idaresindeki otomobille çarpışıp kavşağın sağ tarafına savrulmaları sırasında kaldırım yakınında bulunan yayalara çarpmaları sonucu sanık ...’in asli kusurlu, sanık ...’ın ise tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdikleri olayda,
1-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK"nın 52/4. maddesi ile birlikte TCK"nın 50/6. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kusur durumuna, eksik inceleme yapıldığına, ceza miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi TCK’nın 50/4. maddesinin ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (1-A) ile gösterilen bölümünün hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin üçüncü paragrafının “cezalandırılmasına” ibaresine kadar olan kısmı çıkarılarak yerine “ Sanık hakkında verilen uzun süreli hapis cezasının sanığın kişiliği sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK"nın 50/4. maddesi delaletiyle 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK"nın 52/3 maddesi gereğince 760 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK"nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK"nın 52/4. maddesi ile birlikte TCK"nın 50/6. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği halde; suç tarihi itibari ile sabıkası bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansıyan herhangi bir olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında, ölenin eşi olan ...’nun maddi ve manevi tüm zararlarının giderildiğine dair beyanları gözetilmeden “Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarından suçtan pişmanlık gösterdiğine dair olumlu kanaat edinilememesi, sosyal ilişkileri ve fiilden sonraki davranışları sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri birlikte değerlendirildiğinde sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaat oluşmadığından ve müştekinin zararının giderilmemesi nedeniyle” şeklindeki dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi TCK’nın 50/4. maddesinin ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.