11. Hukuk Dairesi 2020/921 E. , 2020/5099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16.05.2018 tarih ve 2016/309 E. - 2018/216 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi"nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1740 E. - 2019/1301 K. sayılı kararın Yargıtay"ca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun"un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin SHINE ibareli 21.sınıf ürünleri içeren 11.12.1997/189593; SHINE+ŞEKİL ibare ve biçimli 21.sınıf ürünleri içeren 30.11.2004/39012; SHINE+ŞEKİL ibare ve biçimli 21.sınıf ürünleri içeren 30.11.2004/39025; POWERDENT SHINE ibareli 3 ve 21.sınıf ürünleri içeren 09.03.2009/11309; SHINE ibareli 3, 5 ve 21.sınıf ürünleri içeren 16.12.2008/71019 sayılı markaların sahibi olduğunu, anılan markanın özellikle BİM markasıyla hizmet sunan işletmelerde sürekli biçimde kullanıldığını, davalının "SHINE LOVER" ibareli, 3. sınıftaki "Kozmetik ve makyaj ürünlerini" içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2015/15001 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni"nde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas vakıasına dayanarak kötüniyetli başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2017/M-6053 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "shine" ibaresinin ingilizce bir sözcük olduğunu, Türkçe karşılığının parlaklık, ışık saçma ve parlatma olduğunu, müvekkili markasının şayn olarak okunduğunu, davalı markasının da aynı biçimde okunduğunu, görsel, sescil ve kavramsal olarak bıraktıkları umumi intibanın aynı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkilinin SHİNE esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, görsel, işitsel ve anlamsal olarak "SHINE LOVER" ibaresini içeren başvuru konusu işaretin davacının "SHİNE" ibareli markaları ile ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayanak aldığı markaların "SHİNE" ibareli olduğu, "Shine" ibaresinin parlaklık anlamına geldiği, 3.sınıftaki "Kozmetik ve makyaj ürünleri" için parlaklık ibaresin ayırt ediciliğinin düşük seviyede olduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin ise "Shine Lover" ibareli olduğu, parlaklık sever olarak veya sevgilim olarak anlamlandırılabileceği, davacının markalarının, başvuruda bulunan 3.sınıf ürünlerle aynı türden ürünleri genel olarak içerdiği, ancak davacının "Shine" ibare ve biçimli markasıyla davalının "Shine Lover" ibare ve biçimli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markasında yer alan "Shine" ibaresinin parlaklık anlamına geldiği, 3.sınıf ürünler için amaç bildirdiğinden ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, davalı başvurusunda "Shine Lover" ibaresinin bulunduğu, başvuru konusu işarette "Shine" ve "Lover" ibarelerinin ayrı ayrı değil, bütün olarak ayırt edicilik taşıdığı, bütüncül olarak bakıldığından anılan parlaklık sever veya sevgilim anılamına gelen "Shine Lover" ibareli markanın farklı bir etki bıraktığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvurusunun "shine lover" ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet davacı markasının ise "shine" esas ibaresinden meydana geldiği, markalardaki esas unsurların "shine" kelimesi olduğu, davacının mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, "shine lover" ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun "shine" esas ibareli markadan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olduğu, öte yandan davacının bu davaya konu "shine" markasına ilişkin olarak verilen; Dairemizin, 2014/16930 E., 2015/1951 K. ve 16/02/2015 Tarihli, 2016/6791 E., 2018/631 K. ve 24/01/2018 Tarihli, 2018/1143 E., 2019/5471 K. ve 17/09/2019 Tarihli, 2018/4580 E., 2019/6266 K. ve 07/10/2019 Tarihli kararı, 2018/4557 E., 2019/6118 K. ve 02/10/2015 Tarihli kararlarının da bu yöne ilişkin bulunduğu, diğer taraftan dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da, taraf markalarının 3. Sınıfta yer alan "kozmetik" malları ile ilgili olarak aynı ürünleri kapsadığının tespit edilmiş olması nedeniyle, ibareler arasındaki benzerlik de gözönünde tutulduğunda, 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulu ile ilk derece mahkmesinin kaldırılmasına, davanın kabulü ile, TPMK YİDK"nın 2016-M-6053 sayılı kararının iptaline, davalı firma adına tescil edilen 2015/15001 sayılı "shine lover" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 54,40 TL harcın temyiz eden davalılara iadesine, 17.11.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.