10. Hukuk Dairesi 2015/5115 E. , 2015/20934 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yersiz ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İlk kez 06.06.2000 tarihli tahsis talebine istinaden kendisine lomber disk hernisi, sol bacakta 4/5 sağ bacakta 3/5 hareket kaybı ve belden aşağısı kısmi felç tanısı ile 1479 sayılı Yasanın 28"inci maddesi kapsamında 01.07.2000 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı anlaşılan davacı hakkında, kurumca 2008 yılında yapılan kontrol muayenesi ile davacının durumunda bir iyileşme olmamakla birlikte, sol ayakta kas gücünde eksiklik, sağ ayak kısalığı, tek bastonla düz zeminde sınırlı yürüme teşhisi konulması ile, 2000"li yıllar ile kıyaslandığında tedavisinin mümkün olduğu gerekçesi ile 17.04.2008 tarihli Sağlık kurulu Raporuna istinaden ve 31.12.2008 tarihli işlemle, davacının maluliyetinin 27.04.2008 tarihi itibari ile bulunmadığına dair karar verildiği, ayrıca 27.04.2008-31.12.2008 tarihleri arasında davacıya ödenen aylıkların yersiz ödeme olarak kabul edilmesi ile, davacı kurumca bu ödemelerin tahsili amacıyla eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla birlikte, mahkemece yapılan yargılamada 5510 sayılı Yasanın 58 ve 95"inci maddeleri kapsamındaki prosedür tamamlandıktan sonra, ... Kurumu Kanunu"nun 15"inci maddesi kapsamında bağlayıcı olan 25/09/2014 tarihli rapor ile davacının hali hazırda çalışma gücünün en az %60"ını kaybettiğine ve maluliyet başlangıcının ise 16.10.2012 tarihli ... Üniversitesinde yapılan muayene tarihi olarak belirlenmesi karşısında mahkemce davanın reddine dair verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesi, “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise, bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır…” hükmünü içermektedir.
5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır. Dolayısıyla 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Eldeki davada ise ... Genel Kurul raporu ile açıkça belirlendiği şekilde davacının maluliyet başlangıcı 16.10.2012 olduğundan, başka bir deyişle maluliyet halinin kurumca aylığın kesildiği 2008 yılından bu yana devam etmediği anlaşıldığından, davacı hakkında davalı kurumca 27.04.2008-31.12.2008 tarihleri arasında yapılan ödemelerin yersiz ödeme olarak kabul edilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı dikkate alınmalı ve 5510 sayılı Yasanı 96"ncı maddesi kapsamında yapılacak değerlendirme ile Kurumun iade alacağı tutar belirlendikten sonra bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.