
Esas No: 2020/2125
Karar No: 2022/3502
Karar Tarihi: 09.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/2125 Esas 2022/3502 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, davacının 466 sayılı Kanun gereği tazminat talebinin kısmen kabul edilmesine karar vermiştir. Davacı, silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 1748 gün gözaltında ve tutuklu kalmıştır. Hapis cezası verilmiş ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Davacı 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme 8.527,20 TL maddi, 17.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmiştir. Karar temyiz edilmiştir, ancak Yargıtay kararı onamıştır.
Kanun maddeleri:
- 466 sayılı Kanun
- Ceza İnfaz Kanunu
- 5271 sayılı CMK'nın 231/10. maddesi
- Anayasanın 141/son maddesi
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle 8.527,20 TL maddi; 17.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında "466 sayılı Kanun gereğince tazminat" olarak yazılması gereken dava konusunun, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/91 Esas – 2010/612 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütü üyesi olmak suçundan 27.01.2000 - 09.11.2004 tarihleri arasında 1748 gün gözaltına ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına hükmedildiği, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, verilen kararın 01.10.2010 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın Ceza İnfaz Kanunu uyarınca tahliye edilmesi gerekirken haksız hale gelen tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece; 9.342,736 TL maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklamanın gerçekleştiği tarih olan 27.03.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınıp davacıya verilmesine hükmedilmesi üzerine;
Dairemizce yapılan incelemede;
Davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, davacının hangi suçtan veya suçlardan yakalandığı, gözaltına alındığı, tutuklandığı, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infaz edilen tutuklama müzekkeresine dair suç bilgisinin, infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, sonrasında ise davacı hakkındaki hapis cezası neticesinde verilen hükmün açıklamasının geri bırakılması kararına esas Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/91 Esas 2010/612 Karar sayı ve 27/10/2015 tarihli ek kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş olması halinde kesinleşme tarihinin araştırılarak sonucuna göre davacının hukuki durumunun tayin ve tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Dosya içeriğine göre; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacının 27/01/2000 - 09/11/2004 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresinin sonunda ise 5271 sayılı CMK'nın 231/10. maddesi gereğince davanın düşmesine karar verildiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda davacının, hakkında verilen 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasının bihakkın tahliye tarihinden itibaren tazminata hak kazanacağı, bu suretle bihakkın tahliye tarihi dikkate alınarak davacı lehine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 8.527,2 TL maddi tazminata hükmolunması ve tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına da bihakkın tahliye tarihi dikkate alınarak 18/08/2001 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve hükmedilen manevi tazminat miktarının da fazla olduğu, gerekçeleriyle hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp,
Davacının tazminata konu Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/91 Esas 2010/612 sayılı kararı ile 1 yıl 6 ay 22 günlük hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, 01.10.2010 tarihinde bu kararın kesinleştiği, davacının tutuklulukta geçirmiş olduğu sürenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen (ve sanığın CMK’nın 231/11. maddesine aykırılık göstermesi sebebiyle açıklanabilecek olan) dosyadaki ceza miktarından fazla olduğu, böylelikle davacının fazladan tutuklulukta geçirdiği süreler bakımından tazminata hak kazanabileceği göz önünde bulundurularak, 5 yıllık denetim süresini uygun geçiren davacı hakkında Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/91 Esas 2010/612 sayılı dosyasında 27.10.2015 tarihli ek karar ile verilen düşme kararının 21.01.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği,
Yerel mahkemece duruşma açılıp, 8,527,20 TL maddi; 17.000 TL manevi tazminatın bi hakkın tahliye tarihi olan 18.08.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedildiği anlaşılmakla; mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin ve davacı vekilinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak; ONANMASINA, 09.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.