
Esas No: 2020/11395
Karar No: 2022/3504
Karar Tarihi: 09.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11395 Esas 2022/3504 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacının tazminat talebi, silahlı terör örgütüne yardım suçundan tutuklu kaldığı süre boyunca makul sürede yargılanmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. Yargılamaya uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin tazminat isteyebileceği kanun maddeleri incelenmiştir. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği görüldüğü için davacının dava açma hakkı bulunmadığı, dosyanın kapsamlı ve karmaşık olması sebebiyle yargılama süresinin makul olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, davacının tüm temyiz itirazları reddedilmiş ve hüküm isteme uygun olarak onanmıştır. Kanun maddeleri ise şu şekildedir: CMK 141/1-d, CMK 142/1, TCK'nın 314/2, TMK'nın 5. ve TCK'nın 220/7, TCK'nın 62. maddeleri, Anayasa'nın 141/son maddesi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün niteliği itibariyle koşulları oluşmadığından, davacı vekilinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK' nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,
Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak yazılması gereken dava konusunun; "Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı olarak kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/52 Esas – 2013/167 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan 21.10.2007 – 15.12.2008 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde davacının aldığı mahkumiyet kararının 15.06.2016 tarihinde kesinleştiği,
5271 sayılı CMK'nın 141/1-d maddesinde, kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin tazminat isteyebileceğinin vurgulandığı,
Davacının 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davacının makul sürede yargılanmadığına yönelik dava açılmış ise de;
Davacı (sanık) hakkındaki Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/52 Esas – 2013/167 sayılı kararının henüz kesinleşmediği, tazminat istem koşullarının düzenlendiği CMK'nın 142/1. maddesinde belirtildiği üzere; karar ve hükümlerin kesinleşmesinin emredici hüküm olduğu, bu haliyle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ilgili kararının kesinleşmediği anlaşıldığından; davacının dava açma hakkının bu şekilde bulunmadığı ve esasa yönelik herhangi bir işlem yapılmayıp davanın usulden reddine karar verildiği,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada, tazminat davasına konu dayanak kararın, hükümden sonra Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi 2015/3107 Esas, 2016/4162 Karar numaralı ilamı ile 15.06.2016 tarihinde kesinleştiği görülmekle, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekse de;
Davacı, dava dilekçesinde makul sürede yargılanmama nedeni ile CMK'nın 141/1-a,d maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacı hakkında silahlı terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2008 gün ve 2007/83 E., 2008/213 K. sayılı ilamı ile mahkumiyetine karar verildiği, hükmün temyiz incelemesi sonucu temyizi inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 04/02/2013 gün, 2010/9625 E., 2013/1581 K. sayılı ilamı ile, sanık müdafinin sair temyiz itirazının reddine ancak hükümden sonra 05/07/2012 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak bildirilen 6352 sayılı Kanununu 85.maddesi ile TCK'nın 220/7 maddesinde yapılan sanık lehine olan değişiklik nedeni ile hükmün bozulduğu, yargılamaya devam eden Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2013 tarihli, 2013/52 E., 2013/169 K. sayılı dosyasında bozma ilamına uyularak Kanunda 220/7 maddesi gereğince indirim yapılması öngörüldüğünden sanık hakkında TCK'nın 314/2, TMK'nın 5. ve TCK'nın 220/7, TCK'nın 62. maddeleri uyarınca sonuç olarak 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, hükmün yine davacı sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olduğu, dosyanın Yargıtay aşamasında uzunca bir süre beklediği; Yargıtay'dan döndükten kısa bir zamanda tekrar yargılamasının yapılarak sonlandırıldığı dikkate alındığında yargılamanın uzamasının yargı makamlarına atfedilebilir bir gecikmeden kaynaklanmadığı, atılı suça ilişkin delillerin sayısı ve niteliği, eylem ve sanık sayısı ile eylemlerin niteliğinden hareketle dosyanın karmaşıklık düzeyi dikkate alındığında yargılama süresinin makul olduğu, yargılamanın süratle sonuçlandırılması husunda mahkemesince gerekli özenin gösterildiği ve yargılamanın makul sürede tamamlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 09.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.