10. Hukuk Dairesi 2015/12885 E. , 2015/20765 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : Samandağ 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarihi : 27.03.2014
No : 2011/11-2014/124
Dava, yersiz ödenen aylıkların ve sağlık giderlerinin, 5510 sayılı Kanunun 96/a maddesi kapsamında tahsili istemine ilikindir. .
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı K.... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin konuya gelince; 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 506 sayılı Kanunun anılan hükmü yürürlükten kaldırılmış ve konu 5510 sayılı Kanunun 96. maddesinde düzenlenmiştir.
5510 sayılı Yasanın 96. maddesinde “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” denilmekle kurumca yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir.
Elde 07.01.2011 tarihinde açılan davada; yersiz ödenen aylıkların ve sağlık giderlerinin 5510 sayılı Kanunun 96/a maddesi kapsamında tahsili istenmiş, mahkemece, yersiz ödenen aylıklar yönünden, tebliğ evrakının bulunmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesi kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, yersiz ödenen sağlık giderleri yönünden ise borç bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesi kapsamında işleyecek yasal faizi ile tahsiline yönelik davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir, Dosya kapsamında, Kurumun davalıya hitaben 22.10.2009 tarihli yazısında yersiz ödenen aylığın yasal faizi ile tahsiline yönelik borç bildirim yazısı bulunduğu, mahkemece, anılan yazının davalıya tebliğinin yeterince araştırılmadığı, Hatay İş Mahkemesi"nin 2012/140 E-2012/308 K sayılı dava dosyasından, davalı tarafından, davacı Kurum aleyhine, yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik 18.11.2009 tarihinde açtığı davada, dava dilekçesi ekinde Kurumun davalıya hitaben 22.10.2009 tarihli yersiz aylık ve işlemiş yasal faizi nedeniyle doğan borcun yatırılmasına ilişkin bildirim yazısı olduğu görülmekle, mahkemenin, yersiz aylıklar yönünden 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesi kapsamında işleyecek yasal faizi dava tarihine göre değerlendirmesi, eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece, davacı Kurumun, yersiz aylıklar nedeniyle, Kurumun 22.10.2009 tarihli borç bildirimine dair yazısının hangi tarihte davalıya tebliğ edildiği, davacı Kurumdan açıkça sorulup, tebliğ tarihi belirlenmeli, Kurumdan tebliğ tarihinin belirlenememesi halinde, davalı tarafından Kurum aleyhine açılan dava tarihi gözetilerek, yersiz aylıklara 5510 sayılı Kanunun 96/b maddesi kapsamında işleyecek faizin başlangıç tarihi belirlenerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.