
Esas No: 2021/1003
Karar No: 2022/3710
Karar Tarihi: 16.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/1003 Esas 2022/3710 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından yargılanan ve beraat eden davacı, 10.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminat talep etti. Mahkeme, davacının tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak 3.953 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verdi. Ancak, tazminat talebinin dayanağı olan beraat kararının kesinleşip kesinleşmediği, davacının diğer suç kayıtlarının araştırılmaması gibi eksik inceleme ve araştırma nedeniyle kararın bozulmasına karar verildi. Kararda, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin belirlenmesi, maddi tazminatın asgari ücreti aşmaması, manevi tazminatın makul bir miktar olarak tespit edilmesi, mahsup işleminin dengenin ve hak-nisafetin sağlanması açısından değerlendirilmesi gibi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142/1, 144/1-a maddeleri açıklandı.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle 3.953 TL maddi; 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/119 esas, 2010/110 sayılı ceza dosyası kapsamında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından 22.05.2007 – 22.02.2008 tarihleri arasında 276 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği,
Davacının 10.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.953 TL maddi, 6.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesine göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/119 esas, 2010/110 karar sayılı ceza dava dosyasında davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşip kesinleşmediğinin netleştirilmesi, beraat kararı kesinleşmişse; kesinleşen beraat kararının davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Tazminat davasının dayanağı olan davacı ile ilgili olarak tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin belirlenmesi suretiyle davacının yakalama, gözaltına alma, tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan araştırmada davacının tutuklu ve hükümlü olduğu başka suç kayıtlarına da rastlanıldığı dikkate alınarak, gözaltına alındığı gün farklı olay ve soruşturma dosyaları nedeniyle de hakkında tutuklama kararı verilip verilmediği, verilmiş olması halinde bahse konu soruşturma dosyalarının sonuçlarının araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
4-CMK'nın 144/1-a. maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup durumu tazminata engel oluşturmamakla birlikte, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği dikkate alınarak, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka mahkumiyetinden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
a-Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında kalacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,
b-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "3.878,18" TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın üstünde kalacak şekilde "3.953" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
c-Gerekçeli karar başlığında "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat" olarak yazılması gereken dava konusunun ‘"Tazminat" olarak gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak; BOZULMASINA, 16.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.