
Esas No: 2021/619
Karar No: 2022/3694
Karar Tarihi: 16.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/619 Esas 2022/3694 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir kararın temyiziyle ilgili mahkeme, davacıların tazminat taleplerini CMK'nın 141/j maddesi doğrultusunda reddetti. Ancak, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlara yapılan fiili el koyma işlemleri nedeniyle bu kişilerin zararlarını talep edebilecekleri belirtildi ve fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususu dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği belirtildi. Hüküm bu sebepten dolayı bozuldu. Kanun maddeleri ise şu şekilde belirtildi: CMK'nın 141/j maddesi, Anayasa Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararı ve 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacıların tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/135 Esas - 2014/139 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacı ...’ye ait olan 18 D 31510 plakalı sayılı çekiciye ve ruhsat sahibi davacı ... ...’ye ait olan 18 D 31610 plakalı sayılı dorseye, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 01.05.2014 tarihinde fiilen el konulup, 22.12.2014 tarihinde yedi emin sıfatıyla davacılara teslim edildiği, davacıların malen sorumlu olduğu yargılamada sürücü sanığın mahkumiyetine karar verilerek, iyi niyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle çekici ve dorsenin müsaderesi talebinin reddine karar verildiği, kararın 21.10.2015 tarihinde kesinleştiği,
Davacıların ayrı ayrı 300.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 7.200,00 TL antrepo ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece zararın tazminata esas dosyanın sanığı olan kişiden genel hükümlere göre istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 141/j maddesinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde Dairemizin değişen görüşüne göre, iyiniyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerektiği de dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Davanın tümüyle reddine karar verilmesi karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.