
Esas No: 2021/631
Karar No: 2022/3697
Karar Tarihi: 16.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/631 Esas 2022/3697 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacının Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinde açtığı tazminat davası reddedildi. Davanın dayanağı olan ceza dosyasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında davacıya ait olan tır ve römorka el konulup, sürücü sanığın mahkumiyetine karar verildiği ancak tırın ve römorkun müsaderesi talebinin reddedildiği anlaşıldı. Davacının maddi tazminat talebi reddedildi ve mahkeme genel hükümlere göre zararın tazminata esas dosyanın sanığından istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Ancak, CMK'nın 141/j maddesine göre, el konulan malvarlığı değeri sahiplerinin uğradığı zararları talep edebilecekleri belirtildi. Dairenin değişen görüşüne göre, iyi niyetli üçüncü kişilerin zararlarını talep edebilecekleri ancak fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun da gözetilmesi gerektiği belirtildi. Bu sebeple davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldü ve hüküm bozuldu. Kanun maddeleri olarak, CMK'nın 141/j maddesi ve Anayasa Mahkemesinin 20/09/2017 tarihli, 2014/14195 başvuru numaralı kararı gösterildi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas - 2015/86 Karar sayılı ceza dosyası incelendiğinde, ruhsat sahibi davacıya ait olan 72 A 732-10 plakalı sayılı tıra ve 72 A 731-1 plaka sayılı römorka, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında 12.08.2009 tarihinde fiilen el konulup, 24.02.2015 tarihinde teslim edildiği, davacının malen sorumlu olduğu yargılamada sürücü sanığın mahkumiyetine karar verilerek, iyi niyetli üçüncü kişiye ait olması nedeniyle tırın ve römorkun müsaderesi talebinin reddine karar verildiği, kararın 13.01.2015 tarihinde kesinleştiği,
Davacının 300.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece zararın tazminata esas dosyanın sanığı olan kişiden genel hükümlere göre istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 141/j maddesinde, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin uğramış olduğu zararları isteyebileceklerinin belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin 20/09/2017 tarih, 2014/14195 başvuru numaralı kararında belirttiği hususlar dahilinde Dairemizin değişen görüşüne göre, iyi niyetli üçüncü kişilere ait taşınırlar hakkında yapılan fiili el koyma işlemlerine ilişkin olarak bu şahısların zararlarını talep edebilecekleri, ancak bu halde, fiili el koyma süresinin makul olup olmadığı hususunun gözetilmesi gerektiği de dikkate alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.