
Esas No: 2019/13510
Karar No: 2022/3895
Karar Tarihi: 18.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2019/13510 Esas 2022/3895 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık, katılanın dolandırıcılık suçunu işlediğine ve kendisinin de bu suçun mağduru olduğuna ilişkin iddialarını ispatlama ve delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde hukuka aykırı hareket etmediği için kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan beraat etti. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmıştır. Kanun maddeleri: TCK'nın 132. maddesi (haberleşmenin gizliliği), 133. maddesi (kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması), 134. maddesi (özel hayatın gizliliği).
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 25.09.2019 tarihli tevdi kararı uyarınca; süre tutum dilekçesindeki istemine uygun olarak gerekçeli kararın katılan vekiline tebliğ edildiği ve katılan vekili tarafından gerekçeli temyiz dilekçesi sunulduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanık ...’nin, katılan ...’nın taşınmaz satacağı konusunda kendisini ikna ederek farklı tarihlerde hesabına para yatırılmasını sağladığını beyanla katılan hakkında 07.04.2015 tarihinde dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunup, katılanla yaptığı telefon görüşmelerini de iddialarına delil olarak soruşturma makamına sunmasının ve katılan hakkında dolandırıcılık suçundan 26.05.2015 tarihli iddianamenin düzenlenmesinin ardından, katılanın 03.06.2015 tarihli şikayet dilekçesini vekili aracılığıyla Cumhuriyet Başsavcılığına vermesi üzerine başlatılan adli soruşturma sonunda, sanığın, katılanla yaptığı telefon görüşmelerini onun rızası dışında kaydetmesinden dolayı TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ses kayıtlarının çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre, sanığın, katılanla telefonda görüştüğü esnada kaydettiği ve aralarında mevcut olan hukuki uyuşmazlıkla ilgili konuşmalar, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek nitelikte olmadığı gibi, iddianamede, kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia bulunmayan sanığın, katılanın dolandırıcılık suçunu işlediğine ve kendisinin de bu suçun mağduru olduğuna ilişkin iddialarını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı da nazara alındığında, TCK'nın 132. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal, aynı Kanunun 133. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, 134. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 18.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.