
Esas No: 2020/802
Karar No: 2022/3897
Karar Tarihi: 18.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/802 Esas 2022/3897 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2020/802 E. , 2022/3897 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, hakaret, tehdit
Hükümler : 1- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2- Hakaret ve tehdit suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle CMK’nın 223/8. maddesi gereğince ayrı ayrı düşme
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine, hakaret ve tehdit suçlarından sanık hakkındaki davaların ayrı ayrı düşmesine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 05.02.2020 tarihli tevdii kararı uyarınca; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyizi ile ilgili olarak görüş içeren ek tebliğnamenin düzenlendiği belirlenerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Alınan beyanların içeriğine ve iddianamedeki anlatıma göre; “03.06.2015, 04.06.2015” olan suçların işlendiği tarihlerin, gerekçeli karar başlığına, “02/06/2015 - 03/06/2015” biçiminde yanlış ve eksik yazılması suretiyle CMK’nın 232/2-c. madde, fıkra ve bendine uyulmaması,
2- Bir siyasi partinin 02.06.2015 tarihinde açık havada çok sayıda kişiyle gerçekleştirdiği yemek programında, masalarda bulunan ve diğer sandalyelerde oturan kişilerden farklı olarak, sağ elini yukarı doğru kaldırıp, başka bir siyasi partinin işaretini yaparak, kalabalığın içinde ve bilgisi dahilinde çektirdiği fotoğrafı, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlanan mağdur ... hakkında, söz konusu fotoğrafın altına; “... Partisinin içindeki şeytanlar, şeytan ayrıntıda gizli” şeklinde yorum yapan, mağdurun 03.06.2015 tarihinde kendisinden şikayetçi olmasının ardında da, 04.06.2015 günü saat 13.19 sularında tanık Nazlıcan’la konuşmakta olan kız arkadaşının elinden telefonu eline alıp, adı geçen tanığa, mağdura iletilmesini isteyerek; “Çağla bir saat içerisinde şikayetini geri almazsa, olacaklardan ben sorumlu değilim, Armutlu'da dışarı çıkmasın!” şeklinde sözler söyleyen sanık ...’un, mağdur ...’ya karşı TCK’nın 125/1-4. madde ve fıkralarındaki hakaret ile aynı Kanunun 106/1-2. madde, fıkra ve cümlesindeki tehdit suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Soruşturma evresinde sanıktan şikayetçi olduğunu ifade eden mağdurun, üç oturum süren duruşmanın 30.03.2016 tarihli son oturumuna katılarak, önceki beyanlarını tekrar edip, şikayetinden vazgeçmediği ve aynı oturum hazır bulunan sanığın da vazgeçme beyanını kabul ettiğine dair bir ifadesi bulunmadığı gibi, dosyaya mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin herhangi bir dilekçe de sunulmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından açılan davaların esası hakkında bir karar verilmesi yerine şikayetten vazgeçme nedeniyle ayrı ayrı düşme hükümleri kurulması,
3- Mağdur ...’nın bilgisi dahilinde kalabalığın içinde çekilen ve siyasi görüşünü yansıtan fotoğrafının rızası olmaksızın 03.06.2015 tarihinde sanık ... tarafından facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlanması nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dava açıldığı ve söz konusu görüntünün sanığa ait cep telefonuyla çekilip, kaydedilmesine ilişkin açılmış herhangi bir dava bulunmadığı gözetilmeksizin, sanığa isnat edilen eylemin TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasındaki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturup oluşturmayacağı da değerlendirilmeksizin, “... Her ne kadar sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal eyleminden dolayı kamu davası açılmış ise de; sanığın, olay tarihinde katılanın bir siyasal partinin organizasyonunda başka bir partinin işaretini yapması nedeniyle sanığın katılanın fotoğraflarını çekmesinden ibaret eyleminde atılı suçun unsurları oluşmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmiştir...” biçiminde, açılmış davayla ilgisi bulunmayan ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraat hükmü kurulması karşısında çelişkiye neden olan yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Mağdurun davaya katılmak istemediğini ifade ettiği ve hakkında katılma kararı da verilmediği halde, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine dair yanılgılı kabule de dayanılmasına rağmen gerekçeli kararın son paragrafında mağdurla ilgili olarak “katılan” ibarelerinin yazılması suretiyle karışıklığa neden olunması,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.