11. Hukuk Dairesi 2017/3843 E. , 2019/3188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28/04/2015 gün ve 2010/52 - 2015/176 sayılı kararı bozan Dairenin 03/07/2017 gün ve 2015/12978 - 2017/4050 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketince inşaat all risk sigorta poliçesi ile teminat altına alınan Manisa-Akhisar-Balıkesir yol yapım işinde 20.02.2009 tarihinde meydana gelen sel baskını sonucunda demir, beton ve kalıpların zarar gördüğünü, sular altında kaldığını, davalı tarafça hasarın projelendirme hatasından kaynaklandığı, bu itibarla sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan bahisle ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, oysa, hasarın sel baskını nedeniyle meydana geldiğini, proje hatasından kaynaklanmadığını, teminat kapsamında olduğunu, işe ait tüm projelerin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından müvekkiline verildiğini, işlerin projeye uygun tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı ... şirketince de sigorta yapılmadan önce projelerin görülüp kabul edilerek poliçe düzenlendiğini, hasarın proje hatasından kaynaklandığı kabul edilse dahi bunun müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, ihale hazırlık aşamasında yapılan çalışmalarda verilen projelere ve metrajlara göre keşif özeti yapıldığını, tüm malzeme bedellerinin ihale bedeli kapsamında sigorta teminatı içerisinde olduğunu, 18.11.2008 tarihinde yapılan ek zeyilname ile şantiye tesis ve ekipmanlara ilişkin ilave zeyilname de yapıldığını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 195.700 TL’ye yükseltmiştir.
Asli müdahil vekili, hasara uğrayan iskele ve malzemelerin müvekkiline ait olup, davacı şirketin taşeron firmasına kiralandığını, meydana gelen olay nedeniyle müvekkilinin işbu iskele ve malzeme bedelleri mahrum kaldığı kira gelirlerinden kaynaklanan zararı bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 47.642 TL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yol projesinin maksimum su seviyesi göz önüne alınmadan yapılması, projelendirme hatası nedeniyle hasarın meydana geldiğini, projelendirme hatasının teminat kapsamında olmadığını, şantiye ekipmanları hasarlarının teminat harici olduğunu, inşaat hasarının poliçe muafiyeti altında kaldığını, hasarın %20"sinin sigortalı üzerinde bırakıldığını, her bir hasarda 20.000 USD muafiyet şartının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, 156.565,30 TL’nın 28.08.2009 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, asli müdahil tarafından açılan davanın ise, HMK’nın 150. m. gereğince açılmamış sayılmasına dair verilen kararın asli müdahil vekili ile davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, ihbar tarihi ve Yangın Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta tazminatının muacceliyet tarihi gözetildiğinde ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine"ye gelir kaydedilmesine, 29/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.