10. Hukuk Dairesi 2015/20606 E. , 2015/20075 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ...... .... İş Mahkemesi
Tarihi : 09.10.2012
Dava, ihale ile alınıp yapılan iş nedeniyle asgari işçilik oranının tespiti, Kurum tarafından tespit edilen asgari işçilik oranının ve Kurum tarafından yapılan 6111 sayılı Yasa uyarınca yapılandırma işleminin iptali istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-506 sayılı Yasa"nın 79. maddesi, “Bu Kanunun 83"üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işler, gerçek veya tüzel kişilerce yapılan inşaatlardan dolayı yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığı Kurumca araştırılır.” düzenlemesini içermekte olup; aynı Yasa"nın 83. maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar ise, “Genel ve katma bütçeli kuruluşlar, il ve belediyeler veya sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, Kanunla ve Kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan kurum ve kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar…” olarak belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun “Prim Belgeleri” başlığını taşıyan 79’uncu maddesinin 12’nci fıkrasında; bu Kanunun 83’üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işlerden dolayı yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığının Kurumca araştırılacağı, usul ve esasları yönetmelikle belirlenecek bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğunun anlaşılması durumunda, bildirilmemiş olan işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarının, gecikme zammı ile birlikte sigorta müfettişince inceleme yapılması istenilmeksizin işveren tarafından ödendiği takdirde, işyeri hakkında sigorta müfettişine inceleme yaptırılmayabileceği belirtilmiş; 16’ncı fıkrasında; Kuruma, yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığının araştırılmasına ilişkin yöntem, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik tutarının tespitinde ve Kuruma yeterli işçilik bildirmiş olup olmadığının araştırılmasında dikkate alınacak asgari işçilik oranlarının saptanması ve asgari işçilik oranlarına yönelik itirazların incelenerek karara bağlanması amacıyla Kurum bünyesinde Asgari İşçilik Tespit Komisyonu kurulduğu açıklanmıştır.
Amacı; 506 sayılı Kanuna tabi işyeri, işveren ve sigortalılar ile ilgili işlemleri düzenlemek olan, 506 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 01.05.2004 günü yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar Kurumu Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin, “Araştırma ve Resen Yapılacak İşlemler” başlıklı 38’inci maddesinin (a) bendinde; Kanunun 83’üncü maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale yoluyla yaptırılan her türlü işlerde Ünitece yapılacak araştırmanın; işin kesin veya geçici kabulünün noksansız olarak yapıldığı tarihten sonra ve işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi (KDV) hariç, malzeme fiyat farkı ve akreditif bedeli dâhil toplam istihkak tutarına, işin asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılacağı açıklanmış, (c) bendinde ise; araştırma yapılırken, ihale konusu işlerde kesin veya geçici kabulün noksansız yapıldığı tarihe kadar Kuruma bildirilmiş olan işçilik tutarının dikkate alınacağı, araştırma yapılmasına olanak bulunmayan veya gerekli görülen durumlarda, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının sigorta müfettişince belirleneceği, Ünitece yapılan araştırma sonucunda, anılan (a) bendine göre saptanan ve Kuruma bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden bulunan prim tutarının, faaliyet süresinin son ayına mal edilerek tahakkuk ettirilmek suretiyle gecikme zammı ile birlikte ödenmek üzere işverene tebliğ olunacağı, işverence borcun tebliğ gününden itibaren bir ay içinde ödeneceğinin ve daha sonra sigorta müfettişince inceleme yapılması istenilmeyeceğinin bir dilekçe ile bildirilmesi durumunda borcun kesinleşeceği ve işlemlerin sonuçlandırılacağı, ünite tarafından hesaplanan borcun yapılan tebligata karşın ödenmeyeceğinin bildirilmesi veya tebligatta belirtilen sürede bildirimde bulunulmaması durumunda sigorta müfettişince inceleme yapılacağı, sigorta müfettişince inceleme yapılmasına başlanıldıktan sonra inceleme sonucuna göre işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
01.10.2008 tarihinden itibaren uygulanan 5510 sayılı Kanunun 85’inci maddesinde de benzer düzenlemelere yer verilmiş olup; dava konusuna ilişkin olarak öncelikle belirtilmelidir ki; çeşitli tarihlerde Kurumca çıkarılan genelge ve genel tebliğlere ekli listelerde asgari işçilik oranları belirlendiğinden, işin yapıldığı dönemde yürürlükteki asgari işçilik oranlarının dikkate alınması gerekir. Kurumun düzenleyici nitelikteki bu işlemine karşı idari yargı yoluna başvurarak iptal kararı alınmadıkça bir başka işçilik oranına dayanılarak hesaplama yapılamayacağı gibi, listede açıklanan işi bölümlere ayırıp her biri için ayrı işçilik oranları alınması da mümkün değildir. Ancak ihaleli işlerde bölümler halinde keşif özetine bağlanmış farklı ihale konuları varsa her biri için listede belirlenen asgari işçilik oranının esas alınması gerektiği kabul edilmelidir.
Eldeki davada, mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, asgari işçilik oranı % 7,00 olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; davacı şirketin orana itirazının bulunması karşısında belirlenecek oran üzerinden 5510 Sayılı Yasanın 85’inci maddesi kapsamında %25 indirim uygulanmaksızın hesap yapılması gerekliliği gözetilmeden, esas alınan bilirkişi raporundaki %25 indirim gözetilerek, mahkemece gerekçesinde davacı şirketin Kuruma karşı fark işçilik prim borcunun bulunup bulunmadığı ve buna dayalı ek prim istenemeyeceği yönünde gerekçesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2 – Dairemizce, davacı şirket tarafından 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma olup olmadığı, Kurum"a sorulması yönünde dosyanın mahalline geri çevrilmesi sonucunda, Kurum"un cevabi yazısında davacı şirketin 6111 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir müracaatının bulunmadığının belirtilmesi karşısında, mahkemece, davacı tarafın 6111 sayılı Kanun uyarınca Kurum tarafından yapılandırma işleminin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, Kurum"un 6111 sayılı Kanuna göre düzenlediği yeniden yapılandırma işleminin iptaline yönelik hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, HMK"nın geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1 – Gerekçenin, “Yapılan yargılama sonucu toplanan deliller” başlıklı paragrafında yer alan “buna göre davacının davalı kuruma bildirmiş olduğu eksik işçilik bulunmadığı, buna dayalı ek prim istenemeyeceği,” sözcüklerinin gerekçeden çıkartılmasına,
2 – Hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin tamamen silinerek, yerine, “davacının, davalı Kurum tarafından yapılan 6111 sayılı Yasa uyarınca yapılandırma işleminin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” cümlesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi