16. Hukuk Dairesi 2013/1572 E. , 2013/2502 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Davacı Hazine"nin dayandığı, Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılama sırasında düzenlenen 02.08.1958 ve 15.11.1960 tarihli krokilerin kapsamında kalan taşınmazların kesin olarak belirlenmesi ve krokilerin kapsamında kalan taşınmazlara ait davaların birleştirilerek görülmesi, davacı ... tarafından dayanılan vakfiyenin niteliğinin üç kişilik uzman bilirkişi ile belirlenmesi, davalı tarafça dayanılan tapu kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği saptanarak tapu kayıtlarının usulen uygulanması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı Hazine ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün davalarının reddine, müdahiller ..., ... ve ..."ın davalarının kabulü ile çekişmeli 517 parselin tapu kaydının iptali ile hisseli olarak davalı ... ve müdahilller adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmış bulunmasına ve uzman bilirkişilerden alınan raporla Vakfın niteliğinin doğru olarak tespit edilmiş bulunmasına göre, Vakıflar İdaresi"nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan temyiz karar harcın mahsubu ile bakiye 3.15 TL harcın davacı ... İdaresinden alınmasına,
2- Davacı Hazine"nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda dava konusu 517 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesi"nin 1991/47 Esas sayılı dosyasında yargılaması yapılan taşınmazlar kapsamında kaldığı gerekçesiyle dosyanın 1991/47 esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş, Kadastro Mahkemesi ise 1991/47 Esas sayılı dosyada yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda 517 parsel sayılı taşınmazın bu dosyada dava konusu edilen ve davacı Hazine tarafından dayanılan 02.08.1958 ve 15.11.1960 tarihli krokilerin kapsamında kalmadığı, dolayısı ile aktarılan davanın konusu olmadığı, bu sebeple tutanağının kesinleştiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince de dosyanın daha önce mahkemelerince verilen görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredildiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Dosyanın merci tayini için Yargıtay 20. Hukuk Dairesi"ne gönderilmesi üzerine anılan Dairece " Kadastro Mahkemesi"nin 1991/47 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu 517 parsel sayılı taşınmazın, davacı Hazine"nin dayandığı 02.08.1958 ve 15.11.1960 tarihli krokilerin kapsamında kalmadığının anlaşılması sebebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi"nin görevli olduğu belirtilmiştir. Bu şekilde görevli kılınan Asliye Hukuk Mahkemesi"nce davanın tefrik edildiği 1991/47 Esas sayılı dosyada yapılan uygulama sonucunda, davacı Hazine"nin dayandığı 02.08.1958 ve 15.11.1960 tarihli krokiler, dava konusu 517 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığından, bu parsel yönünden davanın tefriki ile görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş olduğuna göre Hazine"nin iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davanın tefrik edildiği Kadastro Mahkemesi"nin 1991/47 Esas sayılı dosyasında yer alan çekişmeli 517 parsel sayılı taşınmazın davacı Hazine"nin dayandığı krokiler kapsamında kalmadığına ilişkin 06.06.2003 havale tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle Asliye Hukuk Mahkemesi merci tayin edilmiş ise de; merci tayini kararı mahkemenin görevi yönünden bağlayıcı olmakla beraber sözü edilen dosya ile ilgili Kadastro Mahkemesinin 1991/47-2006/15 sayılı kararı, Dairemizin 01.02.2011 tarih, 2009/334 Esas-2011/476 Karar sayılı ilamı ile, davacı Hazine"nin dayandığı krokilerin kapsamının belirlenmesine ilişkin uygulamanın yeterli olmadığı gerekçesiyle bozulmuş olduğuna göre Hazine tarafından dayanılan krokilerin kapsamının belirlenmesine ilişkin uygulamanın kesinleştiğinden söz edilemez. Anılan nedenle bozmaya konu 1991/47 Esas sayılı dosyada bulunan fen bilirkişi raporuna dayanılarak 20. Hukuk Dairesi"nce yapılan inceleme sonucu Asliye Hukuk Mahkemesinin merci tayin edilmiş olması da davanın, aktarılan davanın ve bozma ilamına konu edilen krokilerin kapsamı dışında kaldığı sonucunu doğurmaz. Hal böyle olunca davanın kapsamı yönünden kadastro mahkemesinde görülen davanın sonucunun beklenmesi, bundan sonra yargılamaya devamla kadastro mahkemesinde kesinleşecek sonucun, bu dosya yönünden de güçlü delil olacağı göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine"nin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.