
Esas No: 2020/3884
Karar No: 2022/4232
Karar Tarihi: 31.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/3884 Esas 2022/4232 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanıkların taksirle ölüme sebep oldukları gerekçesiyle cezalandırılmalarına karar verildiği bir mahkeme kararı incelenmiştir. Ancak, hüküm açıklanmasının geri bırakılması ve adli para cezasının belirlenmesinde hatalar yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, kanuna aykırılık bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.
Kanun maddeleri:
- TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2
- 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2 ve 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre, sanık ...’un depo müdürü, sanık ...’nın depo müdür yardımcısı olduğu market deposunda bahçıvan ve bekçi olarak çalışan 60 yaşındaki ...’nın, sanık ...’ın kullandığı forklift çatallarına takılı malzeme taşıma sepeti içerisinde uzun bir sopa ucuna monte edilmiş testere ile ağaç budamak isterken kancalarla palete bağlı sepetin kancalarının kurtulması sonucu yaklaşık 4 metre yükseklikten düşerek ölmesi ile sonuçlanan olayda, 02.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda sanıklar ... ile ...’nın asli, sanık ...’ın kusursuz olduğu, hükme esas alınan 29.05.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise sanık ...’un asli, sanık ...’nın tali, sanık ...’ın tali kusurlu olduğunun belirtilmesi karşısında bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi, kusur durumunun şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi için dosyanın iş güvenliği uzmanlarından oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, sanıkların hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
1-CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, talebi bulunan sanıklar hakkında hükmün uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-Sanıklar hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 31.05.2022 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.