9. Hukuk Dairesi 2014/27360 E. , 2014/40550 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2014
NUMARASI : 2013/159-2014/303
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20/11/2008 tarihinden beri davalılardan B.. A.."nin Kumburgaz İşletme Müdürlüğü işyerinde taşeron A.. Yapı İnş. Müh. San. Tic. Ltd. Şti."nin işçisi olarak çalıştığını, asıl işverenin B.. A.. İşçileriyle birlikte çalışmaktayken, işine son verildiğine ilişkin bir bildirimde bulunmaksızın ve işine son verilmesine neden olabilecek geçerli bir neden olmaksızın işine son verildiğini, davacıya işine son verildiğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, işverence yapılan fesih 4857 sayılı yasa ile öngörülen usule ve yasaya uygun bulunmadığından davacının iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine, iş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti ile birlikte işe başlatılmasına, başlatılmaması halinde davacı işçiye, 8 aylık brüt ücret tutarında işe başlatmama tazminatı ödenmesine, kararın kesinleştirilmesine kadar çalıştırılmadığı süreler için davacı işçiye 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bedaş vekili; davacının A.. Yapı İnşaat Müh. San. Tic. Ltd. Şti. Firmasının işçisi olduğunu, işvereni de diğer davalı A.. Yapı İnşaat Müh. San. Tic. Ltd. Şti. Firması olduğunu, davacının şahsi sicil dosyasının da bu firmada bulunduğunu, davalı ile B.. arasında akdedilen ihale sözleşmesi hükümlerine göre bu işin tamamı ihale edildiğinden diğer davalı firma alt işveren olmayıp, başka ve ilçelerde bu nevi işleri yapan ve personel istihdam eden asıl işveren olduğunu, dava konusu olaya ilişkin olarak iş sahibine husumet Yöneltilemeyeceği yönünden Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, husumetin müteahhit firmaya yöneltilmesi gerektiğinden husumetten davanın reddine karar verilmesini, davacıyı istihdam eden anahtar teslimi iş kendisine ihale edilen, işleri yapan ve böylece asıl işveren olan diğer davalı olduğunu, davalı B.."ın ise ihale makamı olduğunu, dolayısı ile mesnetsiz olarak açılan davanın, öncelikle yetki, husumet ve esastan ve davacının dört aylık ücret ile diğer haklarının ödenmesi, işe başlatılmaması halinde ise sekiz aylık ücretinin tazminat olarak ödenmesi taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı A.. Yapı İnşaat Müh. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ; davacının işçi ile davalı şirket arasında 17/12/2010 tarihli sözleşmesinin 2. Maddesinde 17/12/2010 tarihinde başlayan iş akdinin 03/01/2013 tarihinde sona ereceği hüküm altına alındığını, davalı şirket ile davacı işçi arasında belirli süreli iş sözleşmesi olduğunu, şartları oluşmayan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olup, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Anılan maddeye göre feshin sendikal sebebe dayanması halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının 5 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500.-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 422.35 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 29/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.