14. Ceza Dairesi 2019/5571 E. , 2020/3542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemece yüzüne karşı 19.02.2019 günü verilen hükümleri katılanlar vekilinin CMUK"nın 310/1. maddesinde düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 25.04.2019 havale tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezaların nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisi ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 29.09.2020 tarihinde üye ...’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve alıkoyma suçlarından açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/352 Esas, 2019/77 Karar sayılı ilamıyla sanığın mahkumiyetine dair kurulan hükmün temyizi üzerine yapılan incelemede mahkeme kararının onanmasına dair kararda sayın daire çoğunluğu ile ihtilafımız suçun sübut bulup bulmadığı hususundadır.
Sanık atılı suçlamayı hiç kabul etmemiştir. Mağdure ve yanında bulunan tanık ..."in kapısına kadar geldiklerini ama içeri hiç girmediklerini, önce yeğenini sorduklarını sonra da Toki inşaatında çalışan birinin mağdureye üzerinde telefonun yazılı olduğu not kağıdı verdiğini anlattıklarını bu nedenle işçilerle tartıştığını savunmuştur.
Olayın intikalini sağlayan mağdurenin teyzesi tanık ... diğer tanık ..."i sokakta gördüğünü, mağdurenin nerede olduğunu sorduğunu ve ..."in evinde dediğini bu sırada önde mağdure arkada sanık olduğu halde apartmandan indiklerini görünce şüphelenip mağdureyi sıkıştırınca olayları öğrendiğini beyan etmektedir.
Mağdure ise sanığın, tanık ... ile marketten gelirken kendilerini eve davet ettiğini tanık ..."i yatak odasına gönderip kendisine istismarda bulunduğunu, teyzesinin sesini duyunca tanık ..."le birlikte indiklerini beyan etmektedir. Ayrıca işçi bir çocuğun kendisine not kağıdı verdiğini aynı zamanda sanık ..."in de kendisine not kağıdı verdiğini bazı beyanlarında ise ..."in işçilerle tartıştığını sanığın bu olaydan 2 hafta kadar önce de deniz kenarında öptüğünü beyan etmektedir.
Tanık ... ise her aşamada ifade değiştirmiş bazılarında mağdurun yanında olduğunu mağdurenin anlattığı gibi sanığın mağdureye istismarda bulunduğunu söylerken hazırlık ifadesinde ve bozmadan sonraki en son ifadesinde olayları tamamen sanığın savunmasında bahsettiği gibi anlatmaktadır.
Tanık ... ise deniz kenarında sanıkla mağdurun hiç yalnız kalmadıklarını bu nedenle mağdurun "sanık beni deniz kenarında dudağımdan öptü" şeklindeki beyanında anlattığı gibi bir eylemin mümkün olmadığını, bir kısım tanıklarda sanığın mağdureye not veren inşaat işçileri ile kavga ettiğini beyan etmişlerdir.
Bu beyanlardan da anlaşılacağı gibi mağdurenin Tanık ..."le sanığın evine gittik ..."i yatak odasına gönderdi ve bana da istismarda bulundu şeklindeki beyanı, tanık teyzesinin, ..."i sokakta görünce mağdurenin nerede olduğunu sordum "..."in evinde" dedi şeklindeki beyanı ile tanık ..."in her aşamada değişen istikrarsız beyanları hatta son beyanında baskı üzerine sanığın mağdureye istismarda bulunduğunu söyledim fakat böyle bir olay gerçekleşmedi şeklindeki beyanı karşısında ve mağdurenin "daha öncede deniz kenarında dudağımdan öptü" şeklindeki beyanında tanık ..."in hep beraberdik hiç ayrılmadık sanığın mağdureyi öpmesi mümkün değil" şeklindeki beyanı karşısında mağdurenin beyanlarının şüpheli hale geldiği ve sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tam bir kanaat oluşmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.