Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/20187
Karar No: 2018/5839
Karar Tarihi: 15.11.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/20187 Esas 2018/5839 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalılar da müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamıştır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalılar itiraz etmiş, davacı da itirazların iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için dava açmıştır. Ancak mahkeme, kredi sözleşmesinde kefillerin bankanın açacağı mevcut genel kredi sözleşmesi kapsamı dışındaki kredilere de kefil olacağına dair hükümlerin belirlilik ilkesine aykırı düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Kanun maddesi olarak, belirlilik ilkesi ve kefalet sözleşmesi hükümleri gösterilebilir.
19. Hukuk Dairesi         2016/20187 E.  ,  2018/5839 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - KARAR -

    Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların da müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazların iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ..., asıl borçlu ... Ltd. Şti.’nin ortaklığından 03/01/2011 tarihinde ayrıldığını, davaya konu takibin dayanağı alacağın, davalı ortaklıktan ayrıldıktan sonra, dava dışı borçlu şirket tarafından kullanılan kredilere ilişkin olduğunu, davalının kefaletini kapsamadığını belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili, davacının iki ayrı sözleşmeye dayandığını, 17/06/2010 tarihli sözleşmede davalının kefil sıfatıyla imzasının bulunmadığını, 2008 tarihli sözleşmede davalının kefalet imzasının bulunduğunu ve bu sözleşmeye göre edimlerin yerine getirildiğini, davalının kefalet imzasının bulunmadığı 2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe istinaden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı banka ile dava dışı borçlu .... Ltd. Şti. arasında 11/01/2008 tarihinde 100.000.-TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığı, davalı borçluların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, bu kredi sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödenmiş olduğu, davacı banka tarafından kredinin kullandırılması aşamasında 11/08/2008 tarihinde dava dışı borçlu şirkete 81...72 nolu vadesiz hesap açıldığı, açılan bu mevduat hesabının 25/06/2010 tarihinde kredili mevduat hesabına dönüştürüldüğü, dolayısıyla davacı bankanın 17/06/2010 tarihli davalıların kefalet imzasının bulunmadığı ikinci sözleşmeyi dikkate alarak kredi kullandırdığı, ikinci sözleşme tarihine kadar dava dışı borçluya herhangi bir kredili mevduat hesabı kullandırımının söz konusu olmadığı, ilk genel kredi sözleşmesinde kefillerin bankanın açacağı mevcut genel kredi sözleşmesi kapsamı dışındaki kredilere de kefil olacağına dair hükümlerin belirlilik ilkesine aykırı düştüğü, hukuken geçerli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi