
Esas No: 2021/3426
Karar No: 2022/4434
Karar Tarihi: 06.06.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/3426 Esas 2022/4434 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı tazminat talebiyle açılan davada, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve hırsızlık suçlarından tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği ve tutuklama tarihi itibariyle davanın Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu belirlenmiştir. Yerel mahkemece dava açma süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda da istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kanun maddeleri:
- 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 142/1. maddesi: Hak düşürücü süre
- 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 302/1. maddesi: Temyiz incelemesi sonucunda hükümde bir değişiklik yapılmaması durumunda esastan reddetme kararı verilebileceği
- 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi: İstinaf inceleme sonucunda verilen esastan reddetme kararına karşı temyiz istemi ve ilgili kararın hangi mahkemeye gönderileceği.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 17.02.2021 tarihli, 2020/3443 Esas - 2021/459 Karar sayılı "istinaf başvurusunun esastan reddine" ilişkin kararı davacı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/804 Esas – 2015/770 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve hırsızlık suçlarından 15.01.2010 - 25.10.2010 tarihleri arasında 283 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 29.01.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununun 142/1. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmesi üzerine davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının dava açma süresinin kendisine bildirilmediğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 17.02.2021 tarihli, 2020/3443 Esas - 2021/469 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK'nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 06.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.