
Esas No: 2021/5035
Karar No: 2022/4501
Karar Tarihi: 07.06.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5035 Esas 2022/4501 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada davacı, silahlı örgüte üye olmak ve 2911 sayılı Kanuna muhalefetten tutuklu kalmış ancak daha sonra beraat etmişti. Davacı, tutukluluğu nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Yerel mahkeme, davacının 2911 sayılı Kanuna muhalefetten açılan kamu davasının ertelenmesine karar verildiği gerekçesiyle tazminat talebini reddetti. Ancak Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe girmesiyle davacının durumu tazminat istemeye uygun hale geldi. Bunun üzerine davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildi. Ancak davacının faiz başlangıcı için yaptığı ıslah talebi, davalı tarafına tebliğ edilmedi ve manevi tazminat miktarı ölçütlerle uyumlu değildi. Bu nedenlerle karar bozuldu. Kanun maddeleri ise şöyledir: 2911 sayılı Kanun'un 144/1-b. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'un 144/1-b. maddesi, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un geçici 1. maddesi.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının davasının kısmen kabulüyle; 2.995,58 TL maddi, 4.500,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/258 Esas - 2015/311 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı örgüt ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet etme suçlarından 08.06.2012 - 11.10.2012 tarihleri arasında 125 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı örgüt suçundan ve 20.03.2012 tarihli eylemi nedeniyle 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraatine, 07.11.2011 ve 15.05.2011 tarihli eylemleri nedeniyle ise 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6352 sayılı Kanunun geçici 1/1-b. maddesi gereğince kovuşturmanın ertelenmesi kararı verildiği, verilen kararın 28/06/2013 tarihinde kesinleştiği, kovuşturmanın ertelenmesi kararının 11.02.2021 tarihinde düşmesine karar verilerek 09.03.2021 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının 3.004,80 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın ıslah edilerek hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davacı hakkında yapılan yargılama sonunda kovuşturmanın ertelenmesi kararları verildiğinden bahisle davanın reddine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede kovuşturmanın ertelenmesine dair kararların akıbetinin araştırılması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, kovuşturmanın ertelenmesi kararlarının denetim süresinin dolması sonucunda düşme kararı verildiği tespiti ile 2.995,58 TL maddi, 4.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş olup,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Davacı hakkında 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 144/1-b. maddesinde yer alan tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getiren kanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği şeklindeki düzenleme gereğince, tazminat talep etme koşullarının oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi,
Kabule göre de;
1-Davacı vekilinin 31.03.2021 tarihli duruşmada yapmış olduğu faiz başlangıcına dair ıslah talebinin davalı vekiline tebliğ edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.