13. Hukuk Dairesi 2015/39321 E. , 2018/2370 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... Özel Güvenlik Sis. Kor. San. Tic. Ltd Şti tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı işçi ... tarafından ... 1. İş Mahkemesi’nin 2011/161 Esasına kayden açılan kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin davanın kabulü ile 4.728,00-TL net kıdem tazminatı alacağının iş akdinin fesih tarihi olan 31/12/2010 tarihinden itibaren işleyen en yüksek banka mevduat faizi ve 1.527,00-TL ihbar tazminatı alacağının dava tarihi olan 21/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile Bakanlıklarından tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2012/15806 Esas - 2012/32286 Karar sayılı kararı ile onandığını, anılan kararda hüküm altına alınan alacağın tahsili bakımından ... 6.İcra Müdürlüğünün 2012/13246 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamında idareleri tarafından 13/12/2012 tarihinde 9.422,01-TL ödeme yapıldığını, bu miktarın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı şirketten rücuen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne; 2.286,43 TL"nin ödeme tarihi olan 13/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... özel Güvenlik Hizmetleri LTD"den alınarak davacıya verilmesine, 8.928,11 TL"nin ödeme tarihi olan 13/12/2012"den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Özel Güvenlik Sis. Kor. San. Tic. LTD ŞTİ"den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... Özel Güvenlik Sis. Kor. San. Tic. Ltd Şti tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde; kendisinden ihale ile iş alan davalı firmaların çalıştırdığı dava dışı işçi ...’in 9.422,01 TL tutarındaki işçilik alacaklarını mahkeme kararı neticesinde ödemek zorunda kalması nedeniyle, ödediği bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında ise davasını ıslah etmek üzere süre talep etmişse de ıslah dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereği mahkemece davalılar aleyhine hükmedilecek alacak miktarının “ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline” şeklinde hüküm kurulması gerekirken, davacının tahsil etmesi gereken faiz miktarı belirlenerek asıl alacağa eklenmek suretiyle davacı tarafından talep edilen dava değerinin üzerinde bir alacağın kabulüne karar verilmiştir. Oysa 6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı her ne kadar davasını ıslah etmek istediğini açıklamışsa da bu hususta harcı yatırılmış bir dilekçe sunmadığı anlaşıldığından mahkemece emredici nitelikteki anılan bu yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, faiz miktarı hesaplanarak asıl alacağa eklenmek suretiyle talep aşımı yapılmış olması hatalıdır. Sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının talebi yönünde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 22/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.