1. Hukuk Dairesi 2019/3201 E. , 2020/4271 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-BEDEL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan anneleri ...’un kayden maliki olduğu 1456 parsel sayılı taşınmazını 29.08.1972 tarihinde intifa hakkı Milli Eğitim Bakanlığına ait olmak ve okul yaptırmak üzere Bayırbağ Köyü tüzel kişiliğine bağışladığını, sonrasında Bayırbağ Köyünün belediye olduğunu; Milli Eğitim Bakanlığının çekişmeli taşınmaza ihtiyacı olmadığından bahisle 03.09.1991 tarihli yazısı gereği, tapuda 15.02.1994 tarih ve 58 yevmiye numaralı işlem ile çekişmeli taşınmazın Bayırbağ Belediyesine devredilip intifa şerhinin terkin edildiğini; davalı belediyece 16.02.2012 tarihinde yapılan ihale sonucunda taşınmazın davalılar ..., ... ve ...’e ihale edildiğini; bu durumu, tapu sicil müdürlüğünün 09.03.2012 tarihli yazısı ile öğrendiklerini, davalıların bağışlama şartı ile yapılan ilk temlikten haberdar olduklarını ileri sürerek iptal-tescil, mümkün olmadığı takdirde ihale bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsilini istemişlerdir.
Davalılar Fahriye Semra, Naciye ve Ayşe Serpil; iyi niyetli olduklarını, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki intifa şerhinin ihale tarihinden önce terkin edilmiş olduğunu belirtmiş; davalı belediye ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar Fahriye Semra, Naciye ve Ayşe Serpil’in iyi niyetli oldukları gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar, Dairece; “... dosyada bulunan çekişmeli taşınmaza ait tapu kütüğü sayfa fotokopisi incelendiğinde tapunun beyanlar hanesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı lehine intifa hakkı şerhinin üzeri çizilerek terkin edilmiş olup, bu haliyle şerh okunabilir görülebilir niteliktedir. Davalıların özeti yapılan cevap dilekçesinin içeriği, beyanlar hanesindeki terkin edilen şerhin halen okunabilir ve görülebilir nitelikte oluşu ve davalıların davacılarla aynı köyde ikamet etmeleri karşısında davalıların, çekişmeli taşınmazın davacıların miras bırakanı ... tarafından okul olarak kullanılmak şartıyla bağışlandığını bildikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda davalıların iyiniyetli olduklarını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, mevcut dosya kapsamı karşısında davacıları tapu iptali ve tescil isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesi ile bozulmuş; davalıların karar düzeltme istemi, Dairenin 30.01.2014 gün ve 2013/16929 E - 2014/1508 K sayılı ilamı ile; “...kararı
süresinde temyiz eden davalı Bayınbağ Belediye Başkanlığı"nın temyiz istekleri sehven karşılanmamıştır. Bilindiği üzere; tapu iptal ve tescil davaları kayıt malikleri aleyhine açılır. Dava tarihi itibarı ile davalı Belediye kayıt maliki olmadığına göre, aleyhindeki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Dairenin diğer bozma gerekçeleri doğru ise de; yukarıda anılan husus karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davalı Belediye"nin karar düzeltme isteğinin HUMK."nun 440.maddesi gereğince kabulüne...” gerekçesiyle kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece; davalı belediyeyi temsilen Erzincan İl Özel İdaresi yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebi ile reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde ve özellikle hükmüne uyulan bozma ilamı gözetilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalılar vekillerinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gereklidir. Ayrıca tapu sicilinde yapılacak tescil, terkin ve düzeltim gibi işlemler, doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince kamu düzenini ilgilendirdiğinden bu hususların kendiliğinden gözönüne alınması gerektiği de açıktır.
Somut olayda, yukarıda belirtilen düzenlenemeye aykırı olarak, davacıların miras payını gösteren veraset ilamına atıf yapılmadan ve iptal-tescile karar verilen pay oranlarının ne olduğu açıkça belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerekli kılmadığından hükmün 2. fıkrasının 2. bendindeki “...davacılar adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “...davacıların muris Hatice"nin veraset ilamındaki payları oranında iptali ile (..., ..., ..., ..., ..., ... İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.03.2016 tarih 2012/377 Esas – 2016/181 Karar sayılı veraset ilamındaki ve Kadıköy 27. Noterliğinin 27.11.2013 tarih 37455 Yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki payları oranında adlarına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,” ibaresinin yazılmasına, davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK"nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.