Abaküs Yazılım
10. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/8120
Karar No: 2020/9282
Karar Tarihi: 17.12.2020

Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma - Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/8120 Esas 2020/9282 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Mahkeme, sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin kararın sanığın MERNİS adresine doğrudan tebligat yapılması hatalı olduğunu belirtmiştir. Tebliğat yapılması gereken ilk adres bilinen en son adres olmalıdır. Gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu sonucuna varılmıştır. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olması nedeniyle dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmiştir.
Kanun Maddeleri:
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesi ve fıkrası
- Tebligat Kanununun 21/1. maddesi
- Tebligat Kanununun 21/2. maddesi
- Tebligat Kanununun 23/1-8
- Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi, 2. fıkrası
- 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264/2. maddesi
10. Ceza Dairesi         2020/8120 E.  ,  2020/9282 K.
"İçtihat Metni"

Mahkeme : BAKIRKÖY 55. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Sanığın yokluğunda verilen denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin gerekçeli kararın sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi kapsamından çıkarılarak tebligatın muhtara teslim edildiği anlaşılmış olup; 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, gerekçeli karar tebliğinin sanığın MERNİS adresi olan "... " adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak sanığın tanınmadığı belirtilerek iade edildiği, sonrasında sanığın MERNİS adresine tekrar Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğe çıkarılması gerekirken bu adrese Tebligat
Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; gerekçeli karar tebligatının usulsüz olması nedeniyle tedbir kararının kesinleşmediği ve bu karara bağlı 09.03.2015 tarih, 2014/486 esas-2015/133 karar sayılı mahkûmiyet kararının hukuki değerden yoksun olduğu, sanığın yaptığı itirazın, 21/02/2013 tarih, 2013/324 esas- 2013/310 karar sayılı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK"nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK"nın 264/2. maddesi uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 17/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.














Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi