10. Hukuk Dairesi 2019/6673 E. , 2020/29 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkeme, bozma ilamına uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz etmeleri üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olay incelendiğinde; davacının, dava dışı ... Turizm ve Tic. A.Ş. ortağı ve yönetim Kurulu üyesi olması nedeniyle bu şirketin Kuruma olan borçları nedeniyle davacıya, 2007/11398 sayılı ve 2007/11399 sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edildiği, davacı tarafça söz konusu ödeme emirlerinin iptalinin istenildiği ve mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2007/11398 ve 2007/11399 takip sayılı ödeme emirlerine konu 2002/9-10-11-12, 2003/1-2-3-4-5-6-7-8-9-10-11, 2004/1-2-3-4-5-6-7. dönemlerine ilişkin borcun zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiği ilk hükümde, dairemizin 05.12.2016 günlü ve 2015/3963 Esas ve 2016/14499 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı, kesen sebeplerden de bahsedilerek, dava dışı şirketin yapılandırması olup olmadığı, davacıdan yapılan maaş kesintileri nedeniyle mahsup işlemi yapılıp yapılmadığı ve başka mükerrrer dosya olup olmadığı yönüyle bozulmuştur.
2007/11399 sayılı ödeme emrinin "2002 yılı 9 -12"nci aylara, 2003 yılı 1-12"nci aylara ve 2004 yılı 1-12 "inci aylara, 2005 yılı 1-12’nci aylara ve 2006yılı 1. ayına" ilişkin 4.741,00 TL tutarında işsizlik sigorta prim borcunu, 2007/11398 sayılı ödeme emrinin ""2002 yılı 9 -12 "nci aylara, 2003 yılı 1-12"nci aylara ve 2004 yılı 1-12"nci aylara, 2005 yılı 1-4’ncü aylarına" ilişkin 35.571 TL tutarında prim borcunu ihtiva ettiği anlaşılmaktadır.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile, davalı kurumca davacıya gönderilen 2007/11399 takip numaralı ödeme emrine konu 2004/10-12, 2005/1-12 ve 2006/1. aylarına ilişkin takibin ve ödeme emrinin davacı yönünden iptaline, davalı kurumca davacıyı gönderilen 2007/11398 takip numaralı ödeme emrine konu 2004/10-12 ve 2005/1-4. dönemine ilişkin takibin ve ödeme emrinin davacı yönünden iptaline, fazlaya ilişkin talebin ise reddine dair karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 80/11. maddesinde, “Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde hükmüne göre, tüzel kişiliği haiz özel kuruluşta görev yapan kişinin primlerin ödenmesinden işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olabilmesi için, primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili, üst düzey yöneticisi olması zorunludur.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları ile öğretide kabul edildiği üzere "üst düzey yönetici" kavramından anlaşılan şirketin mali ve idari konularında tek başına emir ve tasarruf yetkisine sahip özel şekilde kendisine yetki verilen kişidir. Türk Ticaret Kanunu"nun 317. maddesine göre anonim şirketlerde şirketi yönetmek ve temsil etmek yönetim kuruluna aittir. Anonim şirkette primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekir. Bunun dışında kalan ve şirketin idare veya mali işlerinde doğrudan söz sahibi veya yetkili olmayan kişilerin işveren ile birlikte müşterek sorumluluğu düşünülemez.
Somut olayda, 2004 yılının 10. ay öncesine ait borç yönünden (fazlaya ilişkin dönemler yönünden verilen red kararı kapsamında) verilen red kararının gerekçede tartışılmadığı, buna göre önceki bozma ilamında bahsedildiği üzere zamanaşımı ve kesen sebepler hususu irdelenerek zamanaşımına uğrayan dönem yönünden bir karar verilmesi gerekirken ayrıca davacının, hangi dönemler arasında yönetim kurulu üyeliği bulunduğu ve bu dönemlerde şirketi temsil ve ilzam yetkisi olup olmadığı irdelenmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Mahkemece, dava dışı borçlu şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle, borç döneminde, davacının yönetim kurul üyeliği ile birlikte temsil ve ilzam yetkisi olup olmadığı irdelenerek ve zamaşımına uğrayan kısım olup olmadığı hususu da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
O halde, davacı ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.