Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3241
Karar No: 2018/5660
Karar Tarihi: 08.11.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/3241 Esas 2018/5660 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/3241 E.  ,  2018/5660 K.

    "İçtihat Metni"

    Davacı ... vek.Av.... ile davalı ... vek. Av. ... aralarındaki menfi tespit davası hakkında ...Asliye Ticaret Mahkemesinden davanın kabulüne yönelik verilen 03.03.2017 gün ve 2016/434 E.-2017/186 K. sayılı hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince 03.05.2018 gün ve 2017/1081 E. - 2018/639 K. sayılı hüküm ile yerel mahkemenin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün miktar yönünden kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair Bölge Adliye Mahkemesince verilen 04.07.2018 tarihli ek kararın da davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu.

    - K A R A R -

    Dava, bono sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti davasıdır.
    Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkeme hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bu hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince miktar yönünden hükmün kesin olduğu gerekçesiye davacının temyiz talebinin reddine dair ek karar verilmiş, bu ek karar da davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
    6763 sayılı kanunun 43. maddesiyle değişik, 6100 Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HMK) 362/1.a. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-1 maddede öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2018 yılı için 47.530TL’dir
    Temyize konu edilen miktarın 38.189,59 TL olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi"nin 03.05.2018 tarihli kararı kesin niteliktedir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin 04.07.2018 tarihli ek kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 04.07.2018 tarihli ek kararın ONANMASINA, dava dosyasının ilk derece mahkemesi olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi"ne gönderilmesine, 08/11/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

    MUHALEFET ŞERHİ


    Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
    İlk derece mahkemesince verilen kabul kararının istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonunda yerel mahkeme kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    Bu talep üzerine dosyayı yeniden ele alan Bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlık konusu tutarın kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermiştir.
    Dava değeri 38.189,59 TL den ibarettir. 6100 Sayılı HMK’nın 362/1-a maddesinde miktar ve değeri 40.000 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz edilemeyeceğini öngörmektedir.
    Yargıtay’ın asli görevi olan hukuki denetim vazifesini layıkıyla yerine getirmesi ve içtihat mahkemesi niteliğini koruması için birçok uyuşmazlığın istinaf aşamasında nihayetlendirilmesi öngörülmüştür.
    Bu meyanda hangi kararların temyizi kabil olduğu, herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde HMK 362 maddesinde tek tek sıralanmıştır.
    Bununla da yetinmeyen kanun koyucu, kötü niyetle yapılmış temyizler yönünden caydırıcı mahiyette HMK 368 maddesindeki müeyyideyi getirmiştir.
    Kötüniyet gibi muğlak bir kavramı “efradını cami ağyarını mani” bir şekilde tarif etmek bir hayli güçtür. Dolayısıyla somut vakıanın özelliğine göre ele alınması gerekir. Bu husus tartışılırken anayasayla güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün çiğnenmemesi ve aradaki nazik dengenin muhafazası gerekir.
    Tüm bu açıklamalar çerçevesinde somut vakıaya gelindiğinde; HMK 362/1-a maddesine göre mevzu bahis kararın temyizi kabil olmadığı apaçık ortadır. Davacı vekilinin müvekkiline hesap verme sorumluğu çerçevesinde kararı bir kez temyiz etmesinde mahsur görülmeyebilir. Ne var ki, bölge adliye mahkemesi vermiş olduğu ek kararla kanunun bu amir hükmünü ikinci kez hatırlatmak durumunda kalmıştır.
    Tüm bu safahattan sonra ek kararın temyiz edilmesi tipik bir kötü niyet emaresidir. Buradaki kötü niyet, “sonuçlarını bile bile zamana yaymak, mahkeme kararının kesinleşmesini sürüncemede bırakmak ve Yargıtay gündemini lüzumsuz yere işgal etmek” şeklinde tezahür etmiştir. Unutmamak gerekir ki, temyiz merciinde haksız yere sıra işgal her dosya, Yargıtay’ca incelenmeyi hakkeden sair dosyaların tehiri anlamına gelir. İş yoğunluğundan ötürü adaletin geç tecellisiyle maruf yargılama faaliyetinde, biran önce sonuçlanmayı bekleyen sair dosyaların zamanından çalmak demektir.
    Açıklanan bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz talebi reddine dair kararın onanmasının yanı sıra, HMK. 329 maddesine atıfta bulunan aynı kanunun 368. Maddesi gereğince ayrıca disiplin para cezası da verilmesi gerektiği düşüncesiyle aksi yönde tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi