10. Hukuk Dairesi 2015/19945 E. , 2015/18376 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalı işverenlere ait işyerinde Nisan 1990-Mayıs 2003 ve Ekim 2003-Haziran 2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini istemiş, Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davaya konu edilen dönemlerde işyerlerinin faal olduğu, davalı şirkete ait işyerinin 13.1.1994 tarihinde kapsama alındığı, davacının talebine konu dönemde davalı şirkete ait işyerinden 17.5.1999- 31.12.2002 tarihleri arasında bildirimlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılması gerekeceği nazara alındığında, kabule göre 13.01.1994 tarihi öncesi dönem için hak düşürücü süreye uğradığı açıktır. Ayrıca hüküm fıkrasında, davacının 2003 yılının Ekim ayında tekrar işe başladığını belirtmesine rağmen talebi aşarak, 01.09.2003 tarihinden itibaren hizmet tespitinde bulunulması, 13.01.1994-01.06.2007 arasındaki dönemde davacının hangi işveren yanında çalıştığının belirtilmemesi ve ilgili çalışmaların ayrıştırılmaması sebebiyle hükmün infaza elverişli olmadığı da anlaşılmaktadır.
Mahkemece 31.12.2002 sonrası dönem için ise verilen karar ise isabetsizdir. Mahkemece ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların beyanlarının denetlenmediği ve yeteri kadar re"sen bordro tanıkları ile kamu tanıklarının dinlenmediği, davacının talebe konu dönemdeki ceza tutanaklarına yansıyan çalışmaların hangi işverene/işverenlere ait araçları kullanırken gerçekleştiği, davacının sevk ve idaresindeki araçların akaryakıt vb. giderlerine dair makbuzların davalılardan hangisine ait araçlara yönelik olduğuna yönelik herhangi bir araştırma yapılmadığı ve açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince incelenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Yapılacak iş; talebe konu tarihler arasında işverence bildirilen çalışmaların haricindeki sürelere ilişkin dönem yönünden, tüm çalışma dönemine yönelik kesintisiz çalışıldığı iddia edildiğinden, tespite konu dönemler dahilinde olmak üzere davalı işveren/işverenler tarafından davalı Kuruma sunulan çalışma ve hizmete dair tüm belgelerin kurumdan celbi ile hizmet tespiti davalarında gerekli araştırmaların Mahkemece re"sen yapılması ilkesi ışığında; Mahkemece, davalı dışı işyerinden verilen ücret bordroları getirtilmeli, bordrolarda ismi geçen ve ilgili çalışmayı bilebilecek durumda olan tanıkların ifadelerine başvurulmalı, bulunabildiği takdirde davacının talebine konu dönemde aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli; dinlenen tanıkların hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile çalışmanın varlığı, kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, davalı işyerleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı belirlenmeli, ilgili düzenlemeler dikkate alınarak toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Kurum dışındaki davalılara iadesine, 02.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.