8. Ceza Dairesi 2018/5690 E. , 2019/1603 K.
"İçtihat Metni"
İhbarname No : KYB - 2018/34793
6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun"a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk ..."ın anılan Kanun"un 15/1-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu"nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2014/382 esas, 2015/215 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle yapılan yargılama neticesinde, 6136 sayılı Kanun"un 15/1-1, 5237 sayılı Kanun"un 31/3, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2017/111 esas, 2011/195 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli kararının 18.06.2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresinin bu tarihten itibaren başladığı dikkate alınmaksızın, suça sürüklenen çocuğun 17.04.2015 tarihinde işlediği kamu malına zarar verme suçunu işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmesinde,
Kabule göre de;
1- Kayden 09.11.1999 doğumlu olup, suçun işlendiği 24.08.2014 tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmasında,
2- Çocuk Koruma Kanunu"nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu"nun 35. maddesi uyarınca; fiili işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği taktirde ise gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmaksızın ve bu hususa ilişkin kararda gerekçe belirtilmeksizin hüküm kurulmasında,
3- Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubu aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun"un 31/2. maddesi gereğince işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı hususunda uzman hekimden rapor aldırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 50/3. bendinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme ve suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı Kanun"un 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.04.2018 gün ve 2018-888 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 gün ve KYB/2018-34793 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu olup, yokluğunda verilen hükmün suça sürüklenen çocuk müdafiine tebliğinin gerektiği, ancak mahkemece tebliğ edilmediği, bu nedenle hüküm usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşılmakla;
Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 07.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.