Abaküs Yazılım
8. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/5327
Karar No: 2019/1598
Karar Tarihi: 07.02.2019

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2018/5327 Esas 2019/1598 Karar Sayılı İlamı

8. Ceza Dairesi         2018/5327 E.  ,  2019/1598 K.

    "İçtihat Metni"



    İhbarname No : KYB - 2018/28503

    Mal varlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunmak suçundan şüpheliler ... ve.... İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 23.03.2017 tarihli ve 2017/14335 soruşturma, 2017/7657 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii MERSİN 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.04.2017 tarihli ve 2017/1366 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
    5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
    Somut olayda müşteki vekilinin müracaatında belirttiği, fiilen çalıştığı halde şirketin mal varlığını şüphelilerin muvazaalı olarak devrettiklerine ve böylece şirketin hileli olarak iflâsını sağladıklarına yönelik iddiaya ilişkin herhangi bir soruşturma yapılmadan, alacaklısını zarara uğratmak için mal mevcudunu azaltmak suçunun İcra ve İflâs Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlendiği, aynı Kanun’un 349. maddesine göre şikâyetin doğrudan icra mahkemesine yapılması gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin şikâyet dilekçesi ekinde sunduğu belge örneğine göre Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2015 tarihli ve 2015/488 esas, 2015/609 sayılı kararıyla şüpheli şirketin iflâsına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, ağır ceza mahkemesinin bakmakla görevli olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 161. maddesinde düzenlenen hileli iflâs suçundan kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte delil bulunup bulunmadığı hususunun incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.03.2018 gün ve 9307 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2018 gün ve KYB/2018-28503 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Müşteki Musa Demir vekilinin 22.03.2017 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek müvekkilinin iş alacağından dolayı şüpheli şirketten yaklaşık 78.000 TL alacağının olduğunu, şüpheli şirketin borcunu ödememek için mal mevcudunu eksilttiğini, muvazalı şekilde sermayesine konu taşınmazları başka üçüncü kişiler üzerine devir ettiğini borcunu ödememek için hileli şekilde mal mevcudunu azaltan şirket yetkililerinden şikayetçi olduklarını beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturmada “Şüphelilerin üzerine atılı alacaklısının zarara uğratmak için mal mevcudunu azaltmak suçunun İcra İflas Kanunun 331. maddesinde düzenlendiği, yine aynı yasanın 349. maddesine göre şüpheliler hakkındaki yapılacak şikayetin doğrudan yetkili İcra Mahkemesine yapılması gerektiği, atılı suç yönünden Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından doğrudan soruşturma yetkisinin bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve verilen bu karara karşı yapılan itirazın, mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Ceza Muhakemeleri Kanununda;
    “Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
    (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
    Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
    (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
    Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar,

    suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
    Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
    (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
    (3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
    (4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad.) Sulh Ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
    (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
    Soruşturmaya konu olayda; şikayetçinin dilekçesinde belirttiği iddiaların araştırılarak adı geçenlerin şüpheli sıfatıyla dinlenilmesi, tapu kayıtlarının getirtilmesi, müflis şüpheli şirketin tasfiye ve iflasına ilişkin işlemlerine ait Mersin 5.İflas Dairesinin 2015/1 ve Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/488-609 esas-karar sayılı dosyalarının onaylı örneklerinin veya asıllarının dosya içine alınması, şirketin halen başka bir işletme adı altında faaliyet gösterip göstermediğinin araştırılması, müştekinin iddiaları doğrultusunda şüpheli şirkete ait ticari defterler ile bunların dayanağını oluşturan muhasebe kayıtları, banka hesapları, çek hesapları, borç ilişkilerini tevsik eden sözleşmeler, faturalar, makbuzlar, sevk irsaliyeleri ile varsa elektronik kayıtların temin edilerek, dosyanın ticaret, icra ve iflas ve ceza hukuku alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile TCK"nın 161 ve 162. maddelerinde sayılan eylem ve işlemlerin bulunup bulunmadığı hususlarında rapor alınmak suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken,hiç bir araştırma yapılmaksızın kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği gözetilerek verilen kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararına yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiş ve anılan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
    Açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Mersin 5. Sulh Ceza Hakimliği"nin 25.04.2017 gün, 2017/1366 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 07.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi