13. Ceza Dairesi 2019/13202 E. , 2020/3553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nun 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek;
"Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı Dairemize gönderilmekle;
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre, şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak,
c) Bozma sonrasında yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) İlk kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, özde direnme kararı olmayıp, yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay"ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekir.
İncelenen dosya kapsamından;
Dairemizce ilk hükmün; "Sanıkların, suç tarihinden iki gün sonra kolluk görevlilerince yakalandıklarında, üzerlerinde ele geçen mağdurlara ait bilgisayarları, hakkında beraat kararı verilen sanık ..."den satın aldıklarını ifade ettikleri buna karşılık bahsedilen sanık ..."nin bu savunmaları doğrulamadığının anlaşılması karşısında, sanıkların eylemlerinin hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, eylemin hatalı vasıflandırma ile yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasından sonra, yerel mahkemece direnme kararı verildiği ve Dairemizin 25.09.2017 tarih ve 2016/2173 E -2017/9447 K . sayılı bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesi"nin 28.11.2017 tarih ve 2017/484 Esas 2017/608 Karar sayılı direnme kararının reddi ile anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu"na gönderilmesine dair karar verildiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 25.12.2008 tarihli ilamı ile de bahsedilen İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ve 484-608 sayılı direnme kararına konu hükmün, aleyhe olan bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verildiği ve bozma gereği mahkemece sanığın savunması alınarak yazılı hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükümde yer almayan ve bozmadan sonra dinlenen sanık savunmasına dayanılarak yeni ve değişik gerekçelerle hüküm kurulmuş olması nedeniyle yeni hüküm niteliğinde kabul edilmek suretiyle yapılan temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık ..."un mahkumiyet kararını temyiz etmeyen sanık ... ... ile birlikte suç tarihinden iki gün sonra kolluk görevlilerince yakalandıklarında, üzerlerinde ele geçen mağdurlara ait bilgisayarları, hakkında beraat kararı verilen sanık ... ..."dan satın aldıklarını ifade ettikleri buna karşılık ... ..."ın bu savunmaları doğrulamadığının anlaşılması karşısında, sanık ..."un eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, eylemin hatalı vasıflandırma ile yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de; Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi uyarınca; ""Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur."" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK"nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMK"nın 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, 10/03/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.