5. Hukuk Dairesi 2017/3871 E. , 2017/8529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davacı idare vekili ile davalı yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın ... Belediye Başkanlığının 20.07.2010 gün 870 sayılı yazısında konut alanı, 09.08.2010 gün ve 960 sayılı yazısında ise kısmen trafo yeri, kısmen konut alanı 29.02.2012 gün ve 289 sayılı yazısına göre ise kısmen imar yolu, kısmen çocuk bahçesi olduğunun belirtilmiş olduğu anlaşıldığından, belirtilen çelişki giderilerek dava konusunun imar durumunun ve kamulaştırmadan arta kalan bölümün yapılaşmaya uygun olup olmadığının, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın imar durumunda kısıtlama olup olmayacağının, yapılaşma koşullarının değişip değişmeyeceğinin ilgili belediye başkanlığından sorulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ve bilirkişi kurulu raporunda ... mahallesi ... ada ... parsel, ... Belediye Başkanlığının 29.02.2012 tarih 289 sayılı ve aynı belediye başkanlığının 07.11.2012 gün ve 4015 sayılı yazılarına göre ... mahallesi ... ada ... parsel olarak belirtildiğinden, hangi
mahallede olduğu hususundaki çelişki giderildikten sonra, emsal taşınmazın bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden;
3-Değerlendirme tarihi olan 2010 yılında, dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen ve bilirkişi kurulu raporunda ... mahallesi ... ada ... parsel, ... Belediye Başkanlığının 29.02.2012 tarih 289 sayılı ve aynı belediye başkanlığının 07.11.2012 gün ve 4015 sayılı yazılarına göre Numuneevleri mahallesi ... ada ... parsel olarak belirtildiğinden, hangi mahallede olduğu hususundaki çelişki giderildikten sonra emsal taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden,
4-Dava konusu taşınmaz ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak değerlendirilen taşınmazın, birbirlerine, hükümet konağı, adliye, belediye ve hastane gibi merkezi yerlerin aralarındaki mesafeler de gösterilmek suretiyle şehir planı üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirilip,
5-Bilirkişi kurulunca incelenen ve değer biçmeye esas alınan, bilirkişi kurulu raporunda Yeşil mahallesi ... ada ... parsel, Dörtyol Belediye Başkanlığının 29.02.2012 tarih 289 sayılı ve aynı belediye başkanlığının 07.11.2012 gün ve 4015 sayılı yazılarına göre Numuneevleri mahallesi ... ada ... parsel olarak belirtildiğinden, hangi mahallede olduğu hususundaki çelişki giderildikten sonra emsal taşınmazın, bilirkişi raporunda belirtilen tarihteki satışına ilişkin akit tablosunun, Tapu Müdürlüğünden;
Getirtilip hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekili ile davalının temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.