Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5
Karar No: 2020/3525
Karar Tarihi: 28.09.2020

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2017/5 Esas 2020/3525 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davalı Hazine adına tescilli olan ve daha sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle davacı tarafından açılan davada, taşınmazın bir bölümü davacı adına tapuya tescil edilmiştir. Ancak, mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın yetersiz olduğu ve hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle tapu kaydı iptal edilen taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Ayrıca, tescil harici bölüm hakkında da yapılan araştırmanın yetersiz olduğu ve işlem görmesi gerektiği belirtilmiştir. Kanun maddeleri olarak, Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 ve Kadastro Kanunu'nun 12/3, 14 ve 17. maddeleri gösterilmiştir.
16. Hukuk Dairesi         2017/5 E.  ,  2020/3525 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TESCİL
    KANUN YOLU : TEMYİZ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Davacı ..., 1993 yılında kesinleşen kadastro sonucu Hazine adına tescil edilip 2006 yılında tevhiden 873 (yeni 165 ada 1) parsel numarası alan taşınmazın bir bölümü ile kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmış, bu Mahkemece verilen davanın kabulüne ilişkin kararın, Dairemizin 11.06.2015 tarih 2014/19355 Esas, 2015/7826 Karar sayılı ilamı ile, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek bozulması nedeniyle verilen görevsizlik kararına istinaden dosyanın gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişme konusu 165 ada 1 (eski 873) parsel sayılı taşınmazın 07.07.2011 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 735,65 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, aynı raporda (A) harfi ile gösterilen ve tescil harici alanda kalan 943,24 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. ve 17. maddesine dayalı olarak, tapusuz taşınmazın tescili istemiyle açılmış ve yargılama sırasında fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 735,65 metrekarelik yerin, kadastro tespiti 1993 yılında kesinleşmiş olan 165 ada 1 (eski 873) parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Öte yandan eski 873 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespitleri 1960 yılında yapılıp 1993 yılında hükmen tescillerine karar verilen 225 ve 226 parsel sayılı taşınmazların tevhidi ile oluştuğu ve daha sonra yenileme çalışmaları neticesinde 165 ada 1 parsel numarası aldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, dava konusu edilen taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve 165 ada 1 (eski 873) parsel içerisinde kaldığı anlaşılan 735,65 metrekarelik bölümü yönünden, davanın açıldığı 05.11.2010 tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre dolmuş olduğuna göre, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve tapu kaydı iptal edilerek davacı adına tesciline karar verilen 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 735,65 metrekarelik bölümü hakkındaki davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
    Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici bölüme ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; bu taşınmaz bölümü yönünden de aynı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı tarafça bir bölümü eldeki davaya konu edilen 165 ada 1 (eski 873) parsel sayılı taşınmazın geldisini oluşturan 225 ve 226 parseller hakkındaki, dosya içerisinde mevcut ... Tapulama Mahkemesi"nin 1977/35 Esas ve 1983/185 sayılı kararının incelenmesinde, davacının mirasbırakanı Musa Karakulak"ın da davalı sıfatıyla davada taraf olduğu ve yargılama sonucunda tespite esas tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uymadığı, davalının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin de tespit tarihine kadar 20 yıla ulaşmadığı gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, eldeki dosyanın davacısı ..."ın, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 943,24 metrekarelik tescil harici taşınmaz bölümü üzerindeki zilyetliğinin hangi tarihte başladığı, bu yerin daha evvel 165 ada 1 parsel sayılı taşınmazla birlikte kullanılan yer olup olmadığı, önceki zilyedinin kim olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, bu yerin evveliyatının da davacının murisi Musa Karakulak"a ait olup olmadığı mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile tespit edilmediği gibi, uydu fotoğraflarından faydalanılarak taşınmaz bölümünün evveliyatının ne olduğu da tespit edilmemiştir.
    Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait uydu fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına konulmalı ve ardından taşınmaz başında fen bilirkişi ve daha önceki keşifte görev almamış bir ziraat mühendisi ile yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında dinlenilecek davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları arasında oluşacak çelişkiler yöntemince giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye uydu fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmaz bölümünün, önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi istenilmeli; ziraatçi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumu hususunda, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, diğer edinme koşullarının gerçekleşmesi halinde 3402 sayılı Yasa"nın 14. maddesinde yer alan sınırlamalar yönünden de araştırma yapılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi