
Esas No: 2021/9451
Karar No: 2022/6243
Karar Tarihi: 05.10.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9451 Esas 2022/6243 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2021/9451 E. , 2022/6243 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 134/1, 107/1, 43/1, 31/3 (2 kez) ve 62. (2 kez) maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 8 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına; özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Kanununun 134/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuklar hakkında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair .1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/109 Esas - 2015/139 sayılı Kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 Esas - 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak, Dosya aslının da suça sürüklenen çocuklar hakkında nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden temyiz incelemesi sonucu bozulmakla .1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/213 Esasına kayden derdest bulunup mahallinde olması nedeniyle onaylı suret üzerinden yapılan incelemede,1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 185. maddesinde “(1) Sanık, on sekiz yaşını doldurmamış ise duruşma kapalı yapılır; hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.” şeklinde yer alan hüküm karşısında, suça sürüklenen çocuklar haklarında cinsel saldırı suçu yönünden verilen mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2019/177 Esas - 2021/2239 Karar sayılı ilâmında “5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine göre on sekiz yaşını tamamlamayan sanık hakkındaki duruşmanın kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocukların on sekiz yaşını doldurduğu tarihten sonraki duruşmaların kapalı yapılıp, hükmün de kapalı oturumda açıklanması suretiyle aynı Kanunun 182/1. maddesinde yer alan aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi,...BOZULMASINA...” şeklinde belirtildiği üzere karar tarihi itibariyle 18 yaşını ikmal eden suça sürüklenen çocuklar haklarında kapalı oturum yapılarak hükmün kapalı oturumda verilmek suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesinde, 2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 23/1. maddesinde 19.12.2006 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 40. maddesi ile yapılan değişiklik sonrası olay tarihinde yürürlükte olan ve maddede belirtilen “Çocuğa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından denetim süresi üç yıldır.” hükmüne aykırı olacak şekilde suça sürüklenen çocukların 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmalarına karar verilmesinde,İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu ... Bakanlığının 04.10.2021 tarihli ve .-..-.-.-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2021 tarihli ve 2021/124709 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakının onaylı sureti tevdii kılınmakla;Dosya incelenerek gereği düşünüldü:Kanun yararına bozma isteminin TCK'nın 107/1. madde ve fıkrasındaki şantaj ile aynı Kanunun 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarına ilişkin olmasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Kanununun 14. maddesindeki; “…Ceza dairelerinde: a) Daireler arasındaki ... bölümünün belirlenmesinde mahkeme kararındaki nitelendirme, mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır. b) Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” ve “Temyiz davasına bakmakla görevli olan daire, Yargıtayın ilk derece mahkemesi olarak bakmakla görevli olduğu davalar ile olağanüstü kanun yollarına ilişkin davalara bakmakla da görevlidir. c) Temyiz davasına bakmakla görevli olan daire, Yargıtayın ilk derece mahkemesi olarak bakmakla görevli olduğu davalar ile olağanüstü kanun yollarına ilişkin davalara bakmakla da görevlidir…” hükmüne, TCK'nın 107/1. madde ve fıkrasındaki şantaj suçunun cezasının, aynı Kanunun 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezasından daha ağır olmasına göre, 09.07.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve ihbarname tarihine göre uygulanması gereken 02.07.2021 tarihli ve 2021/211 sayılı Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu kararı gereğince kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye GÖNDERİLMESİNE, 05.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.