Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/16405
Karar No: 2015/17959
Karar Tarihi: 27.10.2015

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2015/16405 Esas 2015/17959 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2015/16405 E.  ,  2015/17959 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : İş Mahkemesi
    Rücuan tazminat davalarının yapılan yargılaması sonunda; davaların kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesini davacı, davalılar ..... avukatlarının istemesi ve ... avukatının duruşma talep etmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşıldığından duruşma için 27.10.2015 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderildi. Duruşma günü davacı adına ..., davalılardan .... adına Av. ..., .... adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunanların açıklamaları dinlenip duruşmaya son verilerek aynı günde, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve özellikle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK.) 297. maddesinde (Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde) tanımlanan unsurları taşıması ve “tarafların kimliklerini ... yargılama giderlerini” kapsaması yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekmekte olup, karar başlığına davalı .... ünvanının tümünün yazılmamasına ilişkin eksikliğin ve davaya ilişkin olmayan "geri kalan yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına" ilişkin ibarenin HMK. nın 304. maddesi uyarınca mahallinde herzaman düzeltilip/silinmesinin mümkün olmasına ve temyiz nedenlerine göre, davacı ve davalı ... avukatlarının tüm, davalılar .... avukatlarının sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
    2-)5510 sayılı Yasa"nın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesindeki; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya
    ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Yasa"da, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücûan tazminat davalarında uygulanmasına imkan veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı sonucu olarak davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasa"nın 26. maddesi olduğu belirgindir.
    Bu maddedeki, “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22. maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı (Anayasa Mahkemesi"nin 23.11.2006 tarihli ve E:2003/10 K:2006/106 sayılı Kararı ile bu fıkrada geçen “sigortalı veya haksahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere” bölümü iptal edilmiştir.) Kurumca işverene ödettirilir. İş kazası veya meslek hastalığı, 3. birkişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3. kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara Borçlar Kanunu hükümlerine göre rücû edilir.” düzenlemesine göre; davaya konu iş kazasında kusurlu olanlar davacı Kurumun rücû alacağından kusurları karşılığı sorumludur.
    Kusur raporlarının 506 sayılı Yasa"nın 26., 4857 sayılı Yasa"nın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü"nün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasa"nın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için
    koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.
    Öte yandan, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının/haksahiplerinin açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rücuan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet, kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay"ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır.
    Bu çerçevede; hükme dayanak alınan kusur raporunda yukarıda açıklanan gerekler, yasal mevzuat çerçevesinde karşılanmamış olup; trafik kazasına karışan sürücülerin uygun sürücü belgesine sahip olmaları; araçlarda bakım kusuru veya olağanüstü çalışma şartları olduğuna ilişkin herhangi bir iddia olmadığı ve trafik kazasının saat 18:30 da meydana geldiği gözetildiğinde, işverenlere verilen kusur nedenlerinin maddi veri ve vakıalara uygun olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Hal böyle olunca; trafik ve işgüvenliği konusunda uzman bilirkişiden davaya konu trafik iş kazasında sosyal güvenlik ve trafik mevzuatı çerçevesinde gerçek kusur oran ve aidiyetlerinin kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde belirlendiği kusur raporu alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
    3-)Davaya konu iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahibi olan eşine bağlanan ölüm gelirlerinin, bilahare haksahipliği sıfatının ortadan kalkması nedeniyle kesilip fiili ödemeye dönüşmesine karşın, bu durum dikkate alınmayarak ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri üzerinden tazmin kararı verildiği anlaşılmaktadır.
    Peşin değer, gelecekte ödenecek gelirlerin, yaş, kesilme ihtimali ve Kurumca belirlenecek iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanan tutarını ifade etmekte olup, Kurum, iş kazası ya da meslek hastalığı ile malullük sonucu sigortalılara ve bunların ölümü halinde hak sahiplerine yaptığı her türlü ödemelerle bağlamış bulunduğu gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerini, zarara sebep olan işveren ya da üçüncü kişilere rücu etmektedir. 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki düzenleme uyarınca Kurumun, sigortalı veya hak sahiplerine bağladığı ilk peşin sermaye değerli gelirden fazlasını isteme hakkı bulunmadığı gibi, Kurumun ödemediği veya ödemeyecek olduğu gelir kesimini rücuan isteyemeyeceği hususunun, tazmine yönelik davalarda gözetilmesi gerekir.
    Bu açıklamalar çerçevesinde, davaya konu iş kazası sonucu vefat eden sigortalının haksahibine bağlanan ölüm gelirinin ilk peşin sermaye değeri ve yapılan fiili ödeme miktarları kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde davacı kurumdan sorulup belirlendikten sonra, miktarı az olana, belirlenmesi gereken kusur uygulanmak suretiyle davalıların tazminle sorumlu oldukları kısım belirlenmeli ve taleple bağlı olarak tahsil kararı verilmelidir.
    Kuşkusuz, hükmü temyiz etmeyen davalı yönünden davacı Kurum lehine oluşan kazanılmış haklar bozma kararı üzerine yürütülecek yargılamada gözardı edilmemelidir.
    Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca araştırma yazılarak, davalıların tazmin ile sorumlu olduğu miktar belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davalılar .... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, .... vekilleri yararına 1.100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde ....."ye iadesine, 27.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi