Abaküs Yazılım
7. Daire
Esas No: 2019/3357
Karar No: 2021/2416
Karar Tarihi: 21.05.2021

Danıştay 7. Daire 2019/3357 Esas 2021/2416 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3357
Karar No : 2021/2416

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) …Vergi Dairesi Müdürlüğü …
2 - (DAVACI) …Otomotiv İnşaat Turizm Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …


İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi… Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ithalatçı firmalardan temin ettiği ve bayilik sözleşmesine istinaden otomobil satışı yaptığı … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, anılan şahsın araç ticareti yapan ithalatçı firmalar tarafından paravan olarak kullanıldığı, gerçek faaliyetinin olmadığı, dolayısıyla vergilerin bu paravan firmayı kullananlardan aranılması gerektiği tespitlerine yer verildiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, davacı adına 2013 yılının Haziran ve Ağustos dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu yapılan tarhiyatların 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu ve Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'ne uygun olarak yetkili idare tarafından yapıldığı, davacıdan araç alımı gerçekleştiren … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, anılan şahsın otomobillerin ve hafif motorlu kara taşıtlarının belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda perakende ticareti faaliyetiyle iştigal ettiği, defter belge isteme yazısının Batman'daki iş yeri adresine gönderildiği, ancak adreste tanınmadığı için tebliğ edilemediği, mükellefin mernis adresinin yanlış olması nedeniyle bu adreste de tebligat yapılamadığı, 26/09/2011 tarihli yoklamada çalışan işçisinin bulunmadığı, demirbaş eşyaların bulunduğu tespitinin yapıldığı, 08/02/2012 tarihli yoklamada belirtilen adreste faaliyete devam ettiğinin tespit edildiği, 10/07/2012 tarihli yoklamada ise adresin kapalı olduğu, kimsenin bulunmadığı, bu nedenle istenilen tespitlerin yapılamadığının belirtildiği, 2011-2013 yıllarına ilişkin Bs bildiriminde bulunan mükelleflerin hemen hemen hepsi, 2011-2013 yıllarına ilişkin Ba bildiriminde bulunduğu mükelleflerin ise birçoğunun sahte belge düzenleme şüphesiyle incelemede olduğu tespitlerine yer verilerek mükellefiyet tarihi olan 22/09/2011 tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte fatura olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı; gerek davacı gerekse davacının ihtilaflı dönemde araç sattığı şahıs hakkında tanzim edilen raporlarda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, bu şahsın araç satışlarında özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırılması amacıyla paravan olarak kullanıldığı, gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, içinde davacı şirketin de yer aldığı bazı mükellefler tarafından ithal edilen ya da ithalatçıdan satın alınan araçların düşük özel tüketim vergisi matrahları ile nihai tüketicilere satışını gerçekleştirmek amacıyla kullanıldığı, davacı şirketin de ihtilaflı dönemde gerçekte nihai tüketiciye sattığı 23 adet aracın özel tüketim vergisini düşük göstermek suretiyle … üzerinden fatura edildiği sonucuna varıldığı, bu durumda davacı şirketin …'a fatura etmek suretiyle gerçekte nihai tüketiciye düşük özel tüketim vergisi matrahları üzerinden sattığı 23 adet araç için ziyaa uğratılan özel tüketim vergisinden sorumlu tutularak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Usul Kanunu'nda, vergi ziyaı cezasının ziyaa uğratılan verginin kaç katına göre hesaplanacağı, eylemin niteliğine göre tayin edilmiş olup, vergi matrahının aşındırılmasına yönelik muvazaalı araç satışları anılan Kanun'un 359. maddesi kapsamında bulunan davacı adına, ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesinde yasaya ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın özel tüketim vergisi tarhiyatına ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; olayda, davacı şirketin araç satışı yaptığı paravan firmaların sözkonusu araçlara ilişkin bir kısım özel tüketim vergisini beyan dışı bırakması nedeniyle davacı adına dava konusu cezalı tarhiyat yapıldığı, satışı yapılan araçlar için sahte belge düzenlenip kullanılmadığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (b) bendinde öngörülen diğer fiillerin de söz konusu olmadığı görüldüğünden davacı adına üç kat ceza kesilmesi hukuken mümkün olmadığı, paravan firmalar tarafından söz konusu araçların üçüncü kişilere satılmasının bu duruma etkisinin bulunmadığı, dava konusu tarhiyatın davacının düzenlediği faturaların sahteliği ile ilgili olmayıp, faturalarda yazılı araçların paravan şirketler tarafından üçüncü kişi ya da ortakları adına tescili sonrasında verilen özel tüketim vergisi beyannamelerinde düşük özel tüketim vergisi matrahı beyan edilmesinden doğduğu, ilgili Kanun maddesinde de cezanın kaç kat kesileceğiyle ilgili kıstasın vergi ziyaına sebep olan fiile göre tespit edileceğinin açıkça belirtildiği, bu itibarla, hesaplanan özel tüketim vergisi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının bir kata indirilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile mahkeme kararının kısmen kaldırılmasından sonra vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarece, davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda … adına düzenlenen faturaların özel tüketim matrahını aşındırmak için sahte olarak düzenlediğinin tespit edildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından, haklarında asliye ceza mahkemesince yapılan yargılamada beraat kararı verildiği, nihai kullanıcıların araçları kendilerinden almadıklarını beyan ettikleri, dava konusu tarhiyatların eksik inceleme ve varsayıma dayandığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiş; davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Sahte belge (fatura ve gider pusulası) düzenlemek ve kullanmak suretiyle vergi kaybına sebebiyet verdiği saptanan davacı adına 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi ile 341. maddesinin 2. fıkrasına göre vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesi yerinde olup, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmını iptal eden bölge idare mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmediğinden davalı idarenin istinaf isteminin kabulü ile, vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmı yönünden davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 341. maddesinde, vergi ziyaının, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade ettiği belirtilmiş; 344. maddesinin 1. fıkrasında, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesi öngörülmüş; 2. fıkrasında ise vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı belirtildikten sonra, 359/a-2. maddesinde, defter, kayıt ve belgelerin tahrif edilmesi veya gizlenilmesi veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlenmesi veya bu belgelerin kullanılması kaçakçılık suçları arasında sayılmış; devam eden fıkralarda, gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge, ''muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge'', gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler ise ''sahte belge'' olarak tanımlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Davalı idarenin, kararın, iptale ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince:
Yukarıda değinilen düzenlemeler karşısında vergi ziyaı cezasının, ziyaa uğratılan verginin kaç katı üzerinden kesileceğinin, vergi kaybına yol açan eylemin, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde sayılan eylemlerden olup olmadığına göre belirlenmesi gerekmekte olup, cezanın belirlenmesinde kanun koyucunun belirlediği başka bir ölçüt bulunmamaktadır.
Olayda sahte belge (fatura ve gider pusulası) düzenlemek ve kullanmak suretiyle vergi kaybına sebebiyet verdiği saptanan davacı adına 213 sayılı Kanun'un 359. maddesi ile 341. maddesinin 2. fıkrasına göre vergi ziyaı cezasının üç kat olarak kesilmesi yerinde olup, vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmını iptal eden bölge idare mahkemesi kararının anılan hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın, istinaf başvursunun reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının TEMYİZ İSTEMİNİN İSE REDDİNE,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL 'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Mahkemece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 21/05/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi