16. Hukuk Dairesi 2019/4850 E. , 2020/3509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında, ... İli ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 161 ada 37 parsel sayılı 606,98 metrekare, 161 ada 44 parsel sayılı 1.077,30 metrekare, 162 ada 4 parsel sayılı 9.019,99 metrekare, 162 ada 5 parsel sayılı 3.581,20 metrekare, 162 ada 21 parsel sayılı 8.293,78 metrekare, 163 ada 1 parsel sayılı 13.281,50 metrekare, 167 ada 1 parsel sayılı 183,09 metrekare, 168 ada 39 parsel sayılı 5.162,85 metrekare, 168 ada 72 parsel sayılı 4.035,42 metrekare, 168 ada 117 parsel sayılı 830,35 metrekare, 168 ada 121 parsel sayılı 277,21 metrekare, 168 ada 122 parsel sayılı 5.182,88 metrekare, 168 ada 150 parsel sayılı 1.824,55 metrekare, 170 ada 3 parsel sayılı 15.629,09 metrekare, 171 ada 2 parsel sayılı 1.247,56 metrekare, 171 ada 7 parsel sayılı 3.462,37 metrekare, 172 ada 1 parsel sayılı 9.839,31 metrekare, 233 ada 5 parsel sayılı 6.705,15 metrekare ve 234 ada 1 parsel sayılı 685,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesi"nde dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Yine aynı çalışma alanında bulunan 168 ada 151 parsel sayılı 166,90 metrekare ve 172 ada 2 parsel sayılı 886,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları tarafından, davalı ... aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan men"i müdahale ve muarazanın önlenmesi davası davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, dava konusu 161 ada 37, 44; 162 ada 4, 5, 21; 163 ada 1, 33; 167 ada 1; 168 ada 39, 72, 117, 121, 122, 150, 151; 170 ada 3; 171 ada 2, 7; 172 ada 1; 233 ada 5; 234 ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ..., ... ve ... Gözüaçık mirasçıları adına ayrı ayrı tescillerine, 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tesciline karar verilmiş; hüküm, dahili davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dava konusu 161 ada 37, 44; 162 ada 4, 5, 21; 163 ada 1; 167 ada 1; 168 ada 39, 72, 117, 121, 122, 150; 170 ada 3; 171 ada 2, 7; 172 ada 1; 233 ada 5; 234 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 163 ada 33, 168 ada 151 ve 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, dava konusu 163 ada 33 ve 168 ada 151 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisi olan babaları ... ile amcaları ... ve ... tarafından ortaklaşa satın alındığı, adı geçenlerin mirasçıları tarafından, murislerinin terekelerinin taksim edilmediği, 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise köyün ortak malı olduğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ... ve arkadaşları, dava dilekçesinde sıra numaralarını belirtikleri tapu kayıtları ile kayıtlı taşınmazların, murisleri olan babaları ...’dan geldiğini ve taşınmazlarda kendilerinin de haklarının bulunduğunu ileri sürerek Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, mahallinde 25.04.2008 gününde yapılan keşif sonrası düzenlenen teknik bilirkişi raporunda, 7 adet taşınmazın dava konusu edildiği belirtilmiş ve taşınmazların krokileri rapora eklenmiştir. Bilahare dava konusu taşınmazların bulunduğu çalışma alanında 2009 yılında kadastro çalışması yapılması nedeniyle, dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış ve Kadastro Mahkemesince mahallinde 18.04.2012 ve 21.12.2012 günlerinde keşif yapılmıştır. Keşif sonrası düzenlenen teknik bilirkişi raporları incelendiğinde; 24.04.2012 düzenleme tarihli teknik bilirkişi raporunda, 168 ada 151 ve 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazların da aktarılan davanın kapsamında olduğu belirtilirken; 15.01.2013 düzenleme tarihli teknik bilirkişi raporunda, aynı taşınmazların aktarılan davanın kapsamı içerisinde gösterilmediği anlaşılmıştır. Mahkemece teknik bilirkişi raporları arasındaki sözkonusu çelişkiler giderilmemiş ve 168 ada 151 ve 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazların aktarılan davanın kapsamında olup olmadıkları net olarak belirlenmemiştir.
Hal böyle olunca; sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, teknik bilirkişi ve ziraat mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte öncelikle, yerel bilirkişi ve tanıklara aktarılan davanın dayanağı olan dava dilekçesi ve eki belgeler ayrıntılı biçimde okunup anlatılmalı, bundan sonra davaya konu edilen taşınmazların hudutlarının zeminde yerel bilirkişi ve tanıklarca ayrı ayrı gösterilmesi istenilmeli, bu yolla 168 ada 151 ve 172 ada 2 parsel sayılı taşınmazların aktarılan davaya konu edilen taşınmazlardan olup olmadığı duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmeli; sözü edilen taşınmazların malik haneleri yanılgı ile doldurulmuş olsa bile kadastro tespitlerinin kesinleşmeyeceği, malik hanelerinin doldurulmasının hukuksal bir değer taşımayacağı düşünülmeli; söz konusu taşınmazların aktarılan davaya konu edilen taşınmazlardan olduğunun anlaşılması halinde ... Köyü Tüzel Kişiliğinin de bu davada zorunlu olarak taraf olacağı gözetilmeli; yine, dava konusu taşınmazların aktarılan davanın kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini belirtir somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi gereğince gerçek hak sahipleri belirlenmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmeli; söz konusu taşınmazların aktarılan davanın kapsamında kalmadığının anlaşılması halinde ise, taşınmazlara ait kadastro tutanak asılları ve eklerinin olağan usullere göre tescil işlemleri yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesinin gerekeceği düşünülmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, Dairemizin 16.04.2018 günlü geri çevirme kararıyla dosyamız arasına alınan Tapu Müdürlüğü"nün 27.06.2018 tarihli yazı cevabıyla, ... Köyü çalışma alanında 163 ada 33 parsel numarasıyla kayıtlı bir taşınmaz bulunmadığı bildirildiği halde, “163 ada 33 parsel sayılı taşınmaz” yönünden de davanın kabulüne dair hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.