10. Hukuk Dairesi 2015/15891 E. , 2015/17806 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 02.04.1998-29.12.2012 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının ve son aylığının net 1680 TL olduğunun tespitini istemiş, Mahkemece, ilgili çalışmaya ilişkin talebin hakdüşürücü süreye uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 79. maddesine 25.08.1999 tarih, 4447 sayılı Yasayla eklenen “Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını açıklayan bilgi ve belgelerin işverence prim bildirgelerine eklenmesi şarttır.” aynı şekilde 5510 sayılı Yasanın 86 maddesinde "Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığı ve ücret ödenmediği beyan edilen sigortalıların, otuz günden az çalıştıklarını ispatlayan belgelerin işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesine eklenmesi şarttır. " şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davaya konu edilen dönemlerde işyerinin faal olduğu, davalı işyerinin 1.4.1994 tarihinde kapsama alındığı, davacıya ilişkin itilaf konusu dönemde davalı işyerinden 18.6.2008, 12.07.2008 ve 30.07.2008 tarihlerinde işe giriş bildirgelerinin verildiği ve sırasıyla 13-13 ve 16 gün hizmet bildiriminde bulunulduğu, davacının davalı işyerinden 16.09.2008 tarihinde çıkışının görüldüğü ve 25.10.2008-31.05.2009 tarihleri arasıda dava dışı işyerinden 277 gün bildirimli çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava dışı iş yerinden kuruma intikal eden hizmet bildirimleri inkar edilmesine rağmen gerekli araştırmanın yapılmadığı, ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların hizmet döküm cetvellerinin celp edilmediği, tanıkların beyanlarının denetlenmediği, resen bordro tanıkları ve kamu tanıklarının dinlenmediği, davacının talebe konu dönemdeki ceza tutanaklarına yansıyan çalışmaların hangi işverene/işverenlere ait araçları kullanırken gerçekleştiği ve davacının sevk ve idaresindeki araçlara ait otogar giriş-çıkış kayıtlarının ve bu araçların sahiplerine yönelik bir araştırma yapılmadığı ve açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince incelenmeden sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 86. ve 506 sayılı Yasanın değişik 79. maddesi hükmüne göre de ay içerisinde bazı iş günlerinde çalıştırılmadığı beyan edilen sigortalıların 30 günden az çalıştıklarını belgeleyen bilgilerin prim bildirgelerine eklenmesi suretiyle kanıtlanmadıkları taktirde işçinin ayın tamamında kesintisiz olarak çalıştırıldığının kabulü gerekir. Yapılacak iş; talebe konu tarihler arasında işverence kısmen bildirilen çalışmaların haricindeki sürelere ilişkin dönem yönünden, tüm çalışma dönemine yönelik kesintisiz çalışıldığı iddia edildiğinden, tespite konu dönem dahilinde olmak üzere işe giriş ve çıkış tarihleri arasındaki kısmi bildirimlerin davalı işveren tarafından davalı Kuruma belgeleri ile bildirilip bildirilmediğinin tespit ve kurumdan celbi ile hizmet tespiti davalarında gerekli araştırmaların Mahkemece re"sen yapılması ilkesi ışığında; Mahkemece, dava dışı işyerinden verilen ücret bordroları getirtilmeli, bordrolardaki imzası inkar edilenler yönünden imza incelemesi yapılmalı, tespite konu dönemde Kurum tarafından yapılmış bir tespit bulunup bulunmadığı araştırılmalı, çalışmaların geçtiği işyerine ilişkin puantaj kayıtları gibi varsa tüm işyeri kayıtları davalı işverenden celbedilmeli; Kurum nezdindeki davalı ve dava dışı davacının bildirimlerinin mevcut olduğu işyerlerinin dosyaları ile dönem bordroları getirtilmeli; davalı Kuruma verilmiş dönem bordrolarından kayden çalışması görünen bordro tanıkları re’sen belirlenerek beyanlarına başvurulmalı; bulunabildiği takdirde sigortalı ile birlikte çalışan kişiler ile aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; davada bilgi ve görgülerine başvurulan tanıkların beyanları arasında varsa çelişkiler giderilmeli; dinlenen tanıkların hizmet döküm cetveleri celp edilerek beyanları denetlenmeli, sigortalının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu ile çalışmanın varlığı, kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, davacının bildirimlerinin bulunduğu işyerleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı belirlenmeli, ilgili düzenlemeler dikkate alınarak toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre 18.06.2008-16.09.2008 tarihleri arası dönemin hak düşürücü süreye uğramadığıda gözetilerek, 16.09.2008 tarihinden itibaren kesintisiz çalışmanın söz konusu olması, davacının çalışmalarının davalı işyerinde geçmesi veya dava dışı işyeri ile davalı işyeri arasında organik bağ bulunması halinde ilgili talep yönünden hakdüşürücü sürenin oluşmayacağı dikkate alınarak bir karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.