16. Hukuk Dairesi 2017/3524 E. , 2020/3501 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 131 parsel sayılı 38.850,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 50 parsel numarasıyla ve 13.704,43 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan yeni 109 ada 50 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, Hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan yeni 109 ada 50 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını ileri sürerek, Hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmış olup, Mahkemece, davanın, davacı ... kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde azalmaya veya sınır değişikliğine sebep olan taşınmazların malikleri aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmaza ait kadastro paftası incelendiğinde, 109 ada 50 parsel sayılı taşınmazın sınırında yol bulunduğu, taşınmazın yüzölçümüne ilişkin eksikliğin yoldan da kaynaklanabileceği ve bu nedenle eldeki davada, Hazinenin pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan Mahkemece, davacı ... kayıtlı taşınmazın yüzölçümündeki eksilmenin, taşınmaza komşu parsellerden mi yoksa sınırında bulunan yoldan mı kaynaklandığı araştırılmamış, yapılacak araştırma sonunda eksikliğin komşu parsellerden kaynaklandığının anlaşılması halinde ise ilgili taşınmaz maliklerinin davaya dahilinin sağlanması için davacı tarafa süre ve imkan tanınması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Ayrıca, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin de hüküm kurmak için yeterli ve elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, amacına ve yöntemine uygun bir araştırma yapılabilmesi için öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanıldığı anlaşılan diğer haritalar, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanması gerekmektedir. Bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, harita ya da jeodezi mühendisi teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dava konusu taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı, bitki örtüsü, zeminde mevcut ağaçların yaşı gibi hususlar ile zeminin jeolojik yapısının değerlendirilmesine ihtiyaç duyulan hallerde uzman ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişi de keşif heyetine dahil edilmelidir. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, taraflar keşif sırasında hazır bulunmakta ise zeminde ortak sınır üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları tespit edilip gerektiğinde imzaları ile beyanları tevsik edilmeli, uzlaşılan sınırlar ile iddia edilen sınırlar teknik bilirkişi tarafından haritasında işaretlenmeli, keşif sırasında hazır edilmeleri halinde ziraat bilirkişisi ile jeoloji mühendisi bilirkişisinden, taşınmazlar arasında değişmeyen doğal ya da yapay sınırlar bulunup bulunmadığı, sınırlarda mevcut ağaçların yaşları gibi hususlarda bilgi alınmalı, teknik bilirkişiden denetime veri teşkil etmek üzere dosya içine getirtilen bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunu denetlemesi istenmelidir. Teknik bilirkişiden, tesis kadastrosunun, paftaların üretim yılı, üretim tekniği, altlığı ve ölçeği gibi hususları da açıklar tarzda hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sırasıyla tersimat hatası, hesap hatası, ölçü hatası ve sınırlandırma hatası bulunup bulunmadığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların niteliğinin ne olduğu ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlenip belirlenmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususlarda ve "ada raporu" ile "uygulama tutanağı ve haritasını" irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için teknik bilirkişiden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafı üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve uygulama kadastrosu paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise dava konusu taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmelidir. Teknik bilirkişi haritasında, uygulama kadastrosunda yanlışlık varsa, infazı kabil bir hükme esas olmak üzere doğru sınırların nasıl olması gerektiği de gösterilmelidir.
Hal böyle olunca; Mahkemece, açıklanan yönteme uygun inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, davacı ... kayıtlı taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğin komşu parsellerden kaynaklandığının anlaşılması halinde, ilgili taşınmaz maliklerini davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.