4. Hukuk Dairesi 2016/6454 E. , 2018/1171 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl davada davacı İçişleri Bakanlığına izafeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 11/09/2007 gününde, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/163 esas sayılı birleşen davada İçişleri Bakanlığına izafeten ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 25/01/2008 gününde, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/308 esas sayılı birleşen davada İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından davalı ... ve diğerleri aleyhine 26/04/2012 gününde verilen dilekçeler ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 06/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Asıl ve birleşen davalar, 2330 sayılı Kanun uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, operasyon sırasında yaşanan silahlı çatışma neticesinde, bir polis memurunun yaşamını yitirdiğini, diğer bir polis memurunun yaralandığını, saldırıyı gerçekleştiren ve davalıların murisi olan ... ve ..."ın ise, operasyonun devamında çıkan çatışmada öldüklerini, ölen polis memurunun yakınlarına ve yaralanan polis memuruna 2330 sayılı Kanun uyarınca nakdi tazminat ödendiğini belirterek, yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.Davalılar, davaların reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.Mahkemece, ... mirasçılarının mirası reddetmeleri, ..."in mirasçı olmaması nedeniyle davanın reddine, ... mirasçıları yönünden ise; hukuk hakiminin ceza hakimi yerine geçerek değerlendirme yapamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından, davaya konu olayla ilgili olarak davacı kurum tarafından açılan ve ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/163 esas ve ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/308 esas sayılı dosyaları üzerinden görülen davaların, asıl dosya ile birleştirildiği anlaşılmaktadır. Ancak Mahkemece birleşen bu dosyalar hakkında olumlu olumsuz hiçbir hüküm kurulmamış, gerekçede değinilmemiş ve karar başlığında da davalar ile ilgili bilgiler gösterilmemiştir.6100 sayılı HMK"nın 297. maddesi uyarınca; tarafların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadlarının karar başlığında gösterilmesi; hüküm sonucu kısmında ise taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte belirtilmesi gerekir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda gösterilen kurallar gözetilmeksizin ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm oluşturulmuş, birleşen 2008/163 esas ve 2012/308 esas sayılı dosyalar yönünden istem herhangi bir karara bağlanmamıştır. Açıklanan sebeple birleşen dosyalar hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Asıl davada, ... mirasçıları olarak; sağ olan ..., ..., ..., ... ve ... ile muristen çok önce, 3 yaşında iken ölmüş olan ..., ... mirasçıları olarak; sağ olan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile muristen çok önce, 8 yaşındayken ölmüş olan ... davalı olarak gösterilmişlerdir.Mahkemece dava dilekçesi tebliği sırasında yapılan adres araştırmasında, ... mirasçısı olmayan ve dava ile de bir ilgisi bulunmayan ... isimli kişiye, isim benzerliği nedeniyle tebligat yapılmıştır. Adı geçen tarafından dosyaya bu hususta beyan dilekçesi sunulmuştur.Mahkemece, ... aleyhine, ... mirasçısı olduğundan bahisle dava açılmış ise de; ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/451 esas, 2012/754 karar sayılı veraset ilamına göre, bu davalının mirasçılar arasında yer almadığı gerekçesiyle ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir...."e ait nüfus kaydının incelenmesinden; davacı idare tarafından, ... mirasçısı olarak, kardeşi olan ... kimlik numaralı ölü ..."in sehven davalı olarak gösterildiği, adres araştırması sırasında isim benzerliği nedeniyle tebligat yapılan ..."in ise davada taraf sıfatı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; bu ... hakkında gerekçe yazılarak, hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan, karar başlığında ölü ..."e ait bilgilere yer verilmiş olup karar başlığı ile hüküm de çelişmiştir. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 22/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.