9. Hukuk Dairesi Esas No: 2010/51770 Karar No: 2013/9716 Karar Tarihi: 21.03.2012
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2010/51770 Esas 2013/9716 Karar Sayılı İlamı
9. Hukuk Dairesi 2010/51770 E. , 2013/9716 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, izin, hafta tatili, genel tatil, fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, ... Haber Ajansının Muğla"da bulunan büro işyerinde 10.05.1993-01.11.2001 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, çalıştığı süre içinde yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile hafta tatili, genel tatil,fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın açıldığı 07.04.2008 tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı Kanundan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasada ücret alacaklarıyla ilgi olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde, 4857 sayılı İş Kanunun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan işçilik alacaklarının, Borçlar Kanununun 126/1 maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabi olacağı tartışmasız öğreti ve uygulama tarafından kabul edilmiştir. İşverence işçiye fazladan ödenen ücret ve ücret eklerinin geri alınmasında da uyuşmazlığın temelinde sözleşme ilişkisi olmakla zamanaşımı süresi beş yıl olarak uygulanmalıdır. Dairemizin kararları da bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 20.04.2010 gün 2008/23521 E, 2010/11354 K). İş sözleşmesi devam ederken kullanılması gereken ve iş sözleşmesinin feshi ile alacak niteliği doğan yıllık izin ücreti alacağının zamanaşımı süresinin fesih tarihinden başlatılması gerekir (HGK. 05.07.2000 gün ve 2000/9-1079 E, 2000/1103 K). Somut olayda, davacının iş sözleşmesi 01.11.2001 tarihinde feshedilmiştir. Davacı 07.04.2008 tarihinde işçilik alacakları için dava açmıştır. Yukarıdaki açıklamalar gereğince fesih tarihinden itibaren beş yıl içinde dava açılmadığından yıllık izin ücreti alacağı zamanaşımına uğramıştır. Anılan alacak yönünden talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır. 3. Davacının davalı işyerinde Basın İş Kanununa tabi olarak çalışması nedeniyle anılan kanunda kıdem tazminatı için faizin başlangıcı ve niteliği açısından ayrı bir düzenleme bulunmadığından kıdem tazminatına dava ve ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken tamamına fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi yürütülmesi isabetsizdir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.