5. Hukuk Dairesi 2016/15568 E. , 2017/7794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedelsiz olarak oyun alanı adı altında terk edilen kısmın amacına uygun olarak kullanılmadığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- K A R A R –
Dava, imar uygulaması sırasında bedelsiz olarak oyun alanı adı altında terk edilen kısmın amacına uygun olarak kullanılmadığından bahisle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca malikinin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılan yerlere ilişkin eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı da istenemez. Davalı idarenin kamu hizmetleri için ayrılan bölümü sonraki imar planı değişikliği ile imara açıp, 3. şahıslara satması durumunda eski malikine mülkiyet iddiasında bulunma hususunda yeni bir imkan vermez. Davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 09/03/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde imar uygulaması sırasında bedelsiz olarak oyun alanı adı altında terk edilen taşınmaz bedelinin tahsilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Daire çoğunluğunun Kamulaştırma Kanununun 35. maddesi uyarınca malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılan yerlere ilişkin olarak eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığı da istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği görüşüne katılmamaktayım Şöyle ki;
Davacılara ait 20437 m² alanlı ... da ... nolu parsel davacı malikler tarafından parselasyon istenilmesi üzerine 04/03/1994 tarihli ... Belediyesi Encümen Kararı ile parselasyona tabi tutularak yola terk yapıldıktan sonra oluşan bir kısım parsel davacılar adına, 3543 m²"lik kısmı da ... ada ... parsel olarak oyun alanı adı altında davalı ... adına tescil edildikten sonra 1996 yılında yapılan imar değişikiliği ile oyun alanından çıkarılarak arsa olarak 2000.22 m²"si 524,1542,98 m²"si 525 parsellere ayrılmış ve davalı ... adına tescil edilmiştir.Dosyada tapu kaydı yok ise de 2000.22m²"lik bölümün Türk Telekom A.Ş."ne satıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz davacılar tarafından oyun alanı olarak bağışlandığı halde, davalı idare, kamu yararına dayalı olarak mülkiyetini devraldığı taşınmaz bölümünü davacıları mülkiyetinden yoksun bırakmaya yol açan bu işlemin dayandığı kamu yararı amacını somut olarak gerçekleştirmeden arsa olarak imar değişikliği yaparak 3. şahısa satmakla oluşan bu artı değerden maliki yoksun bırakmıştır. İmar değişikliği taşınmazı idareye bırakan davacı tarafça belirlenen amaca aykırı olup kamu yararının gerektirdikleri ile kişisel hakların korunması arasında hüküm sürmesi gereken adil dengeyi bozacak niteliktedir. Dava konusu taşınmazın oyun alanı olarak kullanılmasından vazgeçilmekle bağışlamada bulunan davacıyı terkine zorlayan neden ortadan kalkmış ve bunun sonucu olarak bağışlama niteliğinde bulunan hukuki işlemin sebebinde var olan bağışlama koşulu gerçekleşmemiş olduğundan bedelsiz olarak taşınmazı alan davalı idarenin taşınmazın bedelini ödemesi gerekir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 60272/08 başvuru nolu Karaman ve diğerleri Türkiye davası kararı, Anayasa Mahkemesinin 2013/6151 başvuru nolu ve 2014/1994 nolu davalarına ilişkin kararlar, Danıştay 6. Dairesinin 2013/1349 Esası 2014/372 sayılı karar ilamı ve Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin muhtelif kararları (95/5008 Esas 2273 Karar) ile Hukuk Genel Kurulunun kararları (971/1-244 vb.) da bu yöndedir.
Kamulaştırma Kanununun 35. maddesindeki düzenlemenin amaca uygun kullanımın devam ettigi sürece uygulanması gerektiği düşüncesinde olduğundan dairenin davanın reddi gerektiği görüşüne katılmamaktayım. 09/03/2017