Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4095
Karar No: 2020/449
Karar Tarihi: 12.02.2020

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/4095 Esas 2020/449 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/4095 E.  ,  2020/449 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen alacak davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
    - KARAR -
    Asıl davada davacı ... Ofisi A.Ş. vekili, davalı ... Petrol Turz. İnş. Nak.Gıda ve Teks.Ür. Tic. Ltd. Şti."nin müvekkilinin bayisi iken müvekkilince aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak toplam 334.680,00 TL inkişaf bedelinin adı geçene ödendiğini belirterek, ... Kurulu kararları doğrultusunda aradaki dikey ilişkinin öngörülen süreden önce sonlanması nedeniyle inkişaf bedelinden geçersiz kalan bakiye süreye-kıstalyevm usulü hesaplama sonucunda-isabet eden 121.787,91 TL"nin iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV"si ile birlikte davalı bayiden, inkişaf bedelinin dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı sürede elde ettiği tüm semerelerin karşılığı olarak da 158.816,30 TL"nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV"si ile birlikte davalı bayiden, dikey anlaşmanın öngörülen süreden daha önce sonlanması nedeniyle istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere, benzeri ayrılmaz parça niteliğinde yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının dava tarihi ile ÜFE ile uyarlanıp amortisman uygulanarak güncellenmiş 36.080,08 TL"nin iktisap tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ve KDV"si ile birlikte gerçek kişi malikler ile davalı bayiden müştereken ve müteselsilen tahsiline ve fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılar ..., ... ve ... vekili, müvekkillerinin bayilik sözleşmesinin tarafı olmadığından müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, bayilik sözleşmesinin 5 yıl süreli olup davanın yerinde olmadığını, 15 yıllık intifa süresine dayanılarak talepte bulunulamayacağını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... Turz. İnş. Nak.Gıda ve Teks. Ür. Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya cevap vermemiştir.
    Birleşen İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi"nin 2011/387 Esas sayılı davasında davacı ... Ofisi A.Ş. vekili, davalı şirketin işlettiği istasyonun bulunduğu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine 25.06.2001 tarihinden 31.12.2015"e kadar dönem için intifa hakkı tesis edildiğini, Rekabet Kurulu kararları uyarınca intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, dava konusu istasyonun yeni işletmecisinin davalı şirket olduğunu, müvekkilinin istasyona yaptığı sabit yatırım tutarının 47.723,42 TL olduğunu, bu tutarın geçersiz kalan süreye karşılık gelen tutarının 26.252,28 TL olup bu tutara ÜFE endeksi tatbik edilerek amortisman uygulanması suretiyle iade alacağına konu sabit yatırımın 18.09.2011 tarihi itibariyle güncel değerinin 34.208,32 TL olduğunu belirterek, bu tutarın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi ve faizin KDV"si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ... İnş. Otom. Akaryakıt Gıda Nak. Teks. San. Tic. A.Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının asıl davadaki inkişaf bedeli yönünden alacağının güncellenmiş değerinin 121.787,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutarı talepte davacının haklı olduğu ve bu tutarın asıl dosya davalılarının hepsinden tahsili gerektiği, gerek asıl gerekse birleşen davadaki sabit yatırımların ise sözleşme gereği olarak ve sözleşmenin süresine bakılmaksızın hizmetin yürütülmesi için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle iadesi talebinin yerinde olmadığı, asıl davadaki semere karşılığı tutar talebinin de yerinde olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, 121.787,00 TL inkişaf bedelinin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılar ..., ... ve ... (hisse oranında) ile davalı ... Turz. İnş. Nak.Gıda ve Teks. Ür. Tic. Ltd. Şti."nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davanın davacısı vekili ile asıl davanın davalılarından ..., ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
    Dairemizin 2015/5114 esas, 2015/16686 karar, 10.12.2015 günlü kararında, “1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava tarihi itibariyle intifa hakkının terkin edildiğine dair dosyada bilgi ve belgeye rastlanılamamasına, aksine dosyaya getirilen tapu kaydı içeriğinden intifa hakkının terkiniyle ilgili bölümün boş bulunmasına göre asıl ve birleşen davanın davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının inkişaf bedeline yönelik talebi, bayisi olan davalı ... Turz. İnş. Nak. Gıda ve Teks. Ür. Tic. Ltd. Şti."ne yönelik olup taşınmaz maliki olan asıl davadaki diğer davalılar bakımından inkişaf bedeline ilişkin bir talebi bulunmadığı halde ve esasen inkişaf bedelinin bayi dışındaki taşınmaz maliklerinden talep edilmesinde hukuksal dayanak bulunmadığından asıl davadaki davalılar ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle adı geçen davalılar hakkındaki davanın reddi gerektiği gözetilerek asıl davanın bu davalılar yönünden reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.” denilerek yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyulmakla, yapılan yargılama sonunda, uyma kararı ile birlikte önceki kararda kesinleşen hususlar da gözönüne alınarak asıl dosyada davalı ... Petrol Turizm İnşaat Nakliyat Gıda ve Tekstil ürünleri Ltd. Şti. ile birleşen dosya davalısı ... İnşaat Otomotiv ... Gıda Nakliyat Tesktil Sanayi Ticaret A.Ş. hakkında daha önce verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, asıl dosya davalılarından ..., ... ve Gülsüm Karamullaoğlu hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
    1-Mahkemece verilen 2011/258 esas, 2013/279 karar, 08/10/2013 tarihli karar Dairemizin 2015/5114 Esas, 2015/16686 karar sayılı, 10/12/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur. Bozma kararında, bozulan kararın herhangi bir kısmı onanmamıştır. Bu itibarla mahkemece bozmaya uyularak verilen yeni kararın hüküm fıkrasının 1. maddesinde “Asıl dosyada Davalı ... Petrol Turizm .... Ltd. Şti. hakkında verilen hüküm ile Birleşen dosya davalısı hakkında verilen hüküm kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu kişi hakkında verilen karar maddi anlamda kesinleşmiş ise de şekli anlamda kesinleşmemiş olduğundan Dairemizin ilk kararının bozulmuş olmasından, bozulan ilk kararın İcra İflas Kanunu ilamların icrası hakkındaki hükme göre icra edilmesi mümkün değildir. Mahkemece maddi anlamda kesinleşen hususlar dikkate alınarak tüm davacılar ve davalılar hakkında yeniden hüküm verilmesi gerekmektedir.
    2- Asıl davada davalı gerçek kişiler aleyhine açılan davanın müddeabihi 36.080,08 TL olup davanın reddi nedeniyle davacı aleyhine bu miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerekirken diğer davalı şirket hakkındaki talep miktarının da vekalet ücretinin hesabına dahil edilerek davacı aleyhine fazla vekalet ücreti hesaplanması doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, 12.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi