13. Hukuk Dairesi 2016/18061 E. , 2018/1816 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı, davalı .... avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili avukat ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı kredi nedeni ile 100.000,00 TL bedelli bonoyu kefil olarak imzaladıklarını ve davalı bankaya teslim ettiklerini, şirket tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın asıl borçlu ve 4 kefil hakkında bakiye borç miktarı 58.500,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, icra takibi süresince asıl borçlu ve kefiller tarafından 72.201,77 TL"nin davalı bankaya ya da vekiline ödendiğini ve davalı bankanın 6.000,00 TL borç kaldığını bildirdiğini, ancak sonradan davalı bankanın icra dosyasındaki alacağını 48.816,66 TL üzerinden davalı ..."ye temlik ettiğini öğrendiklerini, asıl borçlu ve kefillerin 72.201,77 TL"lik ödemesi nedeni ile 48.816,00 TL"lik bir borcun bulunmadığını ve temlikinin olanaksız olduğunu, temlik sözleşmesinde yazılı 48.816,66 TL"nin yalnız 6.000,00 TL"si davalı ... tarafından temlik alınabileceğini ileri sürerek temliğin 42.816,66 TL"lik kısmının iptalini, bu miktar kadar davalılara borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğü"nün 2009/218 esas sayılı dosyasında yapılan takipte takip konusu alacağın 5.436,32 TL"lik kısmından davacıların davalılara borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, kefili oldukları borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından haklarında başlatılan icra takibi sırasında borcun büyük kısmını ödedikleri halde davalı bankanın alacağını diğer davalıya temlik ettiğini ve temlik edilen miktar kadar borçlu olmadığını ileri sürerek temliğin 42.816,66 TL"lik kısmının iptalini istemişlerdir. Davalılar davanın reddini istemiş; Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu borç için 78.202,43 TL tahsilat bulunduğu, bunun 46.837,43 TL"lik tahsilat dışındaki tahsilatların davalı banka vekili tarafından hesaba yatırılmış olması sebebi ile davacı tarafça aksi ispat edilemediğinden davalı temlik eden tarafından ödendiğinin kabul edildiği, davalı banka tarafından temlik tarihi itibari ile davalı bankaca temlik edilebilecek tutarın 43.380,34 TL olduğunu belirterek 5.436,32 TL için menfi tespit isteminde bulunulabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Ne var ki; söz konusu bilirkişi raporunda davalı vekili tarafından 15.07.2013 havale tarihli dilekçe ile borçlular tarafından yapılan ödemeleri gösteren hesap ekstreleri olduğu bildirilen banka kayıtlarının temlik edilebilecek borcun hesaplanması sırasında borçlular tarafından yapılan ödeme olarak dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Davalılar vekili tarafından borçlular tarafından yapılan ödemeleri gösterir olduğu bildirilen banka kayıtlarının neden takip konusu borçlular tarafından yapılan ödeme olarak kabul edilmediği ve temlik edilebilecek bakiye borçtan bu miktarların düşülmediği hususunda gerek bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda bir açıklama yapılmamış olup, söz konusu bilirkişi raporu bu hali ile hükme esas alınamaz. O halde Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları ile davalılar vekilinin 15.07.2013 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu kayıtlar da dikkate alınarak yeni bir bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair ve davalı bankanın tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacıların sair ve davalı bankanın tüm temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 94,00 TL harcın istek halinde davacılara, 93,20 TL harcın davalı ...."ye iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.