13. Hukuk Dairesi 2016/2045 E. , 2018/1783 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkette 17.6.2004 tarihli sözleşme ile pilot olarak işe başladığını, davalı şirketin küçülmesi nedeni ile karşılıklı olarak sözleşmenin sona erdirildiğini ancak davalının taahhütname gereğince teminat olarak verdiği senet bedelinin tahsili için aleyhine takip yaptığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tesbiti ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının haklı bir neden olmaksızın 15.3.2006 tarihi itibariyle görevinden istifa ettiğini, davacıya tip eğitimi verildiğini ve zorunlu çalışma süresine uymadan fesih nedeni ile eğitim bedelini ödemek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu açıklanarak, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı şirkette pilot olarak göreve başladığı, tüm masrafların davalı tarafından karşılanmak üzere davacıya tip uçak eğitimi verildiği, davacının bu eğitim ücreti karşılığında şirkette iki yıl çalışmayı taahhüt ettiği, davacının sözleşmeyi 15.3.2006 tarihinde tek taraflı olarak feshettiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davacı tarafından imzalanan 17.6.2004 tarihli taahhütnamede; davacının tip eğitimi karşılığında iki yıl süre ile çalışmayı kabul ettiği, bu süreden önce işten ayrılması veya haklı nedenle iş akdinin feshine sebep olursa 22.000,00 dolar eğitim harcamalarını ödemeyi taahhüt ettiği düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiği açıklanmış ve davalı şirket tarafından fesih tarihinden itibaren sözleşme sonuna kadar çalışılmayan döneme isabet eden eğitim giderini ödemek zorunda olduğu ve davalı şirketin çalışılan süreye isabet eden eğitim giderini mahsup ederek takip yaptığı açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, anılan 17.6.2004 tarihli taahhünamenin sözleşme serbestisi ilkeleri çerçevesinde düzenlenen özel hukuk hükümlerine tabi olarak yapılan bir taahhütname olduğu gözetildiğinde, taraflar açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle eğitim gideri olarak belirtilen 22.000 dolar bedel taraflar için bağlayıcıdır. O halde, davacı, fesih tarihinden itibaren sözleşme sonuna kadar çalışılmayan döneme isabet eden eğitim giderini ödemekle yükümlüdür. Aynı şekilde davalı tarafın da bu bedeli talebe hakkı vardır. O halde, 22.000,00 doların, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği 15.3.2006 tarihinden, 2 yıl süreli 17.6.2004 tarihli sözleşmenin sonu olan 17.6.2006 tarihi arasındaki süreye isabet eden tutarı davalı şirketin talebe hakkı olduğu, davacının çalıştığı süre için ise borçlu olmadığı kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ile davalı şirket tarafından davacı aleyhine 19.680,00 dolar üzerinden yapılan takibin haklı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.