13. Hukuk Dairesi 2016/16810 E. , 2018/1738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen dava davacıları avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Asıl ve birleşen davacılar; davalıdan konut satın aldıklarını, teslimden sonra yakın zamanda bodrumdaki havuz çevresinde çökme ve çatlamalar ile havuz ve saunanın havalandırma sistemi olmadığından üst dairelerde rutubetten kaynaklı priz ve elektrik arızaları oluşmaya başladığını, sorunun site yönetimine bildirildiğini, yönetimin belediyeye başvurması üzerine belediyece ... kattaki havuz ve saunanın projesinde olmadığını, aslında sığınak, enerji odası, kazan dairesi ve zemin katta iş yerine ait deponun olması gerektiğinin belirtildiğini, bu durumun site yönetimi tarafından davalı yükleniciye bildirildiğini, ancak yüklenici tarafından işin projeye uygun yapıldığının belirtildiğini, yapılan araştırmada havuzun temel statik projelerinin yapım aşamasında alınmamasından dolayı projeye aykırılığın giderilemeyeceğinin öğrenildiğini, iş bu durumun projeye aykırılık teşkil ettiğini, aynı zamanda da hileli satış olması sebebi ile sonradan tespit edilen bu ayıbın mahalli idareye sorularak öncelikle yeniden inşası ile ruhsatlı hale getirilmeyeceğinin tespiti ile taşınmazındaki mevcut değer kaybından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL"nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, 5 yıllık zamanaşımı süresinin teslimden itibaren dolduğunu, havuzdan kaynaklanan problemlerin kat maliklerinin süresinde yapmadıkları bakımlardan kaynaklanmış olabileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte havuz ve eklerine ilişkin ruhsat alınması için girişimde bulunulduğunu, ancak maliklerin rızası olmadığı için işlem yapılamadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar, satın aldıkları taşınmazın projesine aykırı olarak inşaa edilmesi nedeniyle taşınmazda meydan gelen değer kaybının tazminine ilişkin eldeki davayı açmışlardır. Mahkemece, taşınmazın projesinde yer almayan havuz ve saunanın, Belediye Başkanlığının 24.02.2016 tarihli yazısına göre havuz ve saunanın plan, mevzuat ve yönetmeliklerde belirtilen esasları sağlaması şartıyla projelendirilerek ruhsatlandırılabilmesinin mümkün olduğunun belirtildiği, ancak davacının ruhsatlı hale getirilemeyeceğinin tespitini istediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verimiştir. Dosyanın incelenemsinde; mahkemece, alınan 21.3.2016 tarihli bilirkişi ek raporu üzerine davacılar vekilince sunulan 29.3.2016 tarihli itiraz dilekçesinde; taşınmazdaki mevcut durum nedeniyle değer kaybının tazmini talep edilmiş olup, bu dilekçe ile davacıların talebini açıklayarak değer kaybının tahsili yönünde sınırladığı kabul edilmelidir. Hal böyle olunce, mahkemece, davacıların değer kaybı talebi yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.