13. Hukuk Dairesi 2017/8097 E. , 2018/1731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl dava alacak, birleşen dava itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-birleşen davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Asıl davada davacı, ... Bölge Müdürlüğüne bağlı ..., ..., ..., ..., ... ve ... yurtlarının kalorifer yakıt ihtiyacını karşılamak için yapılan ihaleyi davalı şirketin aldığını, yakıt alım şartnamesinde ihaleye katılacak firmanın Petrol Ofisi bayii olma şartının arandığını, davalının da sözleşmeleri Petrol Ofisi bayii sıfatıyla imzaladığını, 19.4.2001 tarihi itibariyle davalının petrol ofisi bayilik sözleşmesinin iptal edildiğinin öğrenildiğini, kurum teftiş raporunda taraflar arasında yapılan ..., ..., ... ve ... yurtları yakıt alım sözleşmelerinin 5/c maddesinde akaryakıt getiren her tankerden gelen akaryakıt cinsinin ne olduğunu bildiren belge isteneceği, yine sözleşmelerin 16/g maddesinde davalının kalyak dışında başka bir yakıt vermeyeceğinin düzenlendiğini, ancak bu sözleşmelere aykırı olarak davalının Poaş"tan almadığı halde oradan almış gibi 107 adet sahte Poaş faturası ve 107 adet sahte Poaş ordinosunu ibraz ederek yurtlara kalyak dışında kalitesiz yakıt teslim ettiği, bayilik sözleşmesi iptal edildiği halde bildirmediği, davalının verdiği faturaların dip koçanlarında birer rakam hanesini silerek hileli düzenlemeler yaptığı, davalı firmanın sözleşmelerin imzalandığı 30.3.2000 tarihten itibaren teslim ettiği 1.885.515 kg yakıtın fuel oil olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde kurumun zarara uğratıldığını ileri sürerek; 407.390,15TL"nin ödeme tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise davacı firma, idareye 2002 ocak ayında teslim edilen yakıt bedelleri olarak 5 adet fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline, %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece asıl davanın kabulüne, 407.390,15TL"nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl davalı- birleşen davacıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm asıl davalı- birleşen davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davalı-birleşen davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Asıl davaya ilişkin olarak; 6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, mahkemece ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. O halde mahkemece, davalının daha önce temerrüde düşürülmediği dikkate alınarak, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle asıl davalı-birleşen davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün birinci bendinde yer alan “ödeme tarihlerinden” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “dava tarihinden” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekilde ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.